Takip Et!

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Saim Aşçı

/

Tekerlekli sohbetlerin sekizinci konuğu, eğitim ve iş hayatı ile birçok gence örnek olacak iş adamı: Saim AŞÇI. Motor AŞİN’in kuruluş hikayesini ve Saim Aşçı’nın başarılı hayat öyküsünü keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

1- Saim Aşçı kimdir? Bize hikâyenizden bahsedebilir misiniz?

5 çocuklu bir ailenin en büyük bireyi olarak, 1968 yılında Muş’ta dünyaya geldim. 1971 yılında babamın Motor AŞİN’i kurmak için geldiği Elazığ ilinde ikinci sınıfa kadar okudum. Şirketimizin merkezinin İstanbul’a taşınmasından kaynaklı olarak eğitim hayatıma burada devam ettim. Burada ilkokul, ortaokul ve lise eğitimimi tamamladıktan sonra 1985 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik Haberleşme Fakültesi, Elektronik Mühendisliği’ni kazanarak, üniversite hayatıma başladım.

1990’da İstanbul Teknik Üniversitesi’nden iyi derece ile mezun oldum. Takip eden sene içinde İngiltere’ye yüksek lisans ve dil eğitimi için gittim ancak dil eğitimimi tamamladıktan sonra Motor AŞİN’in yurtdışı açılımlarında aktif rol almak için yüksek lisans yapmadan dönmek durumunda kaldım.

O yıllardan sonra şirketin çeşitli pozisyonlarında görev aldım. Öncelikle ithalat ayağındaki yurtdışı yazışmalarında aktif rol oynadım. Yurtdışı fuar katılımlarında yönetim kuruluyla beraber hem iş tecrübesini arttırmak hem de tedarikçilerimizle yönetim düzeyinde görüşmek yabancı dil becerim ile irtibat kurmak adına çeşitli seyahatlerde bulundum. Yönetim içinde bulunan birisi olarak, Yönetim Kurulu Başkanımız rahmetli babam ve amcamla güzel bir ekip çalışması ile şirketin güncel vizyonunu, gayet ileri noktalara taşımış olduk.

Aktif olarak İngilizce ve Arapça konuşabilmekteyim. Motor AŞİN’de Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürlük pozisyonlarında bulunuyorum. Allah ömür verdikçe, bu şirketi farklı noktalara taşımayı hedefliyorum.

‘’İkinci 50 yılda hem ticari hem kurumsal anlamda daha güçlü bir Motor AŞİN için yorulmadan çalışmaya devam!’’

2- Ülkemizde yatırım olarak görünen otomobil sektörüne yedek parça hizmeti sunan, markaların en büyük iş ortaklarından birisiniz. Motor AŞİN’in bu seviyeye gelmesindeki etkenler neler?

Sizlere bu etkenleri Motor AŞİN tarihçesi ile beraber anlatmak isterim.

Her şey, rahmetli büyüğümüz Suphi Aşçı’nın, 1971 yılında Elazığ’da AŞİN Ticaret’i kurmasıyla başladı. Yeni yollar açmak zordur. O zora cesaret edip, 50 yıl önce Elazığ’daki ilk ve tek yedek parça firmasını kurdu. Aşin Ticaret’ten bugünkü Motor AŞİN’e uzanan yolculuğumuzdaki en büyük adım, 1976’da İstanbul’da atıldı. Anadolu’da kurulan bir marka olarak rotamızı İstanbul’a çevirenler, Kurucumuz rahmetli Suphi Aşçı ve Yönetim Kurulu Başkanımız Ramazan Aşçı oldu. O zamanlar Topkapı’da yer alan Anadolu Otogarı ilk adresimizdi. Büyüklerimizin, markamız kurulurken yerleştirdiği “ticari etik ve insana değer” yaklaşımı, o gün bugündür ismimizin güvenle anılmasının sebebi. Çünkü işimiz makinelerle ve araçlarla olsa da önceliğimiz insanların gönlünde yer etmek. Motor AŞİN’in hem bugünkü ismini aldığı hem de toptan satışa ağırlık vermeye başladığı yer İstanbul – Çapa’da oldu. 1981 yılında satın alınan dükkanda, şirketimizin ithalat-ihracat ağı genişledi. Perakende yerine toptan satışa ağırlık verilmesi, Türkiye’deki birçok noktaya ulaşılmasını sağladı. Motor AŞİN, 80’li yıllarda özellikle otobüs firmaları için önemli bir yedek parça tedarikçisi haline geldi. Merkezimiz Elazığ’dan İstanbul’a taşınsa da gücümüzü her zaman Anadolu’daki esnafla olan iyi ilişkilerimizden aldık. Karşılıklı güven sayesinde yıllar yılı birlikte büyüdük, büyümeye devam ediyoruz.

1971’de kurulan Motor AŞİN, 20 yıldan fazla süre sadece otobüs ve kamyonlar için yedek parça temini ve satışı yaptı. 1995 yılı şirketimizin dönüm noktalarından biri oldu ve Çapa’daki merkezimiz büyütüldü. Binek araçlara da toptan yedek parça satışına başlamamız ve Aşçı Ailesi’ndeki yeni kuşağın şirketin parçası olmasıyla başarı grafiği giderek yükseldi.

Motor AŞİN’in 1990’ların başındaki büyüme adımları, 1999 yılında genel merkezimizin açılmasıyla devam etti. Bugün hala kullandığımız İkitelli’deki Motor AŞİN binasının açılış günü orada olanların büyük bölümü, hala bu çatı altında bizimle birlikte.

Markamızın 1990’larda yakaladığı hızlı büyüme, 2000’li yıllarda attığımız yenilikçi adımlarla desteklendi. En büyük adımlardan biri, 2012 yılında ASPart markasının oluşturulmasıyla atıldı. Ürün geliştirme ve Motor AŞİN’le özdeşleşen kalite algısını yeni bir markayla birleştirme yolunda büyük emek harcadığımız ASPart, ilk ürünlerini 2014 yılında piyasa çıkardı. O günden bu yana, müşterilerinin memnuniyeti ile her geçen gün daha da büyüdü. Bugün, 100 üründen 10 bine yakın çeşide ulaşan ASPart’ı daha da geliştirmek için ilk günkü heyecanla çalışıyoruz.

Yıllardır yeniliklerle gelişen markamız, sayısız başarıya imza attı. Personelimizin uzun yıllara yayılan Motor AŞİN kariyeri ve burada mutlu çalışması ise en anlamlı başarımız.

3- Motor Aşin’in gelecek vizyonundan bahseder misiniz? Otomobil sektörü elektrikli bir geleceğe doğru yol alırken sizin bu süreçteki planlarınız neler?

Fark, yenilik, güven ve Kalite ile geçen 50 yıldan öğrendiğimiz çok şey var. Vizyonumuzda bizi Motor AŞİN yapan tüm değerleri koruyarak yola devam ederken; yenilikçi, güvenilir ve kaliteli adımlarla günü yakalıyor, geleceğe hazırlanıyoruz. Ayrıca değinmek isterim, Motor AŞİN’in sektöründe lokomotif olmasının en önemli sebebi; tedarik gücü ve ürün yelpazesi. 90 bin çeşitten 1,5 milyon ürünle, Türkiye’nin her yerindeyiz.

Elektrikli otomobillerin, satış sonrası pazarı ve yedek parça sektöründe büyük değişimlere neden olacağı aşikar. Elektrikli otomobil satın alma maliyetleri, içten yanmalı motorla çalışan otomobillerle aynı seviyeye ulaştığında, elektrikli araç satış sonrasının da ivme kazanacağına inanıyorum. 

Küresel pazarda üretilen araçların, 2025 yılına kadar ciddi oranda elektriklilerden oluşacağı öngörülüyor. Günümüzde bir otomobilde ortalama 900 metre kablo, 100 adet elektronik kontrol ünitesi, 1000 ile 1500 adet arasında çip bulunsa da önümüzdeki yıllarda mekanik parçaların yerini çok daha fazla elektronik ekipmanların aldığına şahit olacağız. 2022 yılına kadar dünya çapındaki üreticiler, 200’den fazla yeni elektrikli otomobil modeli tanıtmış olacak. İçinde bulunduğumuz günlerde yaşanan çip krizi gibi araç bataryalarında kullanılan lityum da geçmişte yaşanan petrol krizleri gibi yüksek talep ve hızlı elektrifikasyon dönüşümü sebebiyle gelecekte yeni krizlere yol açabilir.

Elektrikli araçlarda asıl etkiyi ise hafif ve ağır ticari araçlardaki elektriklileşme sürecinde göreceğimize inanıyoruz. Bu da satış sonrası pazarında direkt olarak bir dönüşüm etkisi yaratacak. Avrupa’daki beklenti, 2025 yılına kadar üretim bantlarından çıkan otomobillerin yüzde 22’sinin tamamen elektrikli olmasıdır. Öyle ki yedek parça üreticileri, akaryakıt şirketleri ve madeni yağ üreticileri şimdiden bu pazardan pay almak adına elektrikli araçlara uygun çözümler geliştirmeye başladılar.

Bizler Motor AŞİN olarak ‘’günü yakala ve yarına hazır ol’’ vizyonumuzla hem müşterilerimizin mevcut ihtiyaçlarına uygun yedek parça tedariki sağlıyor hem de stratejik planlarımız kapsamında elektrikli araç piyasasını yakından takip ediyoruz. Tabii diğer yandan da sektörümüzden aldığımız sıcak geri bildirimleri de dikkatle değerlendiriyoruz.

4-Yıllarca yedek parça sektöründe görev yaptınız. Hem ağır vasıta hem de binek otomobillere yedek parça hizmeti veriyorsunuz. Dünden bugüne ülkemizdeki yedek parça sektörünün serüvenini anlatabilir misiniz?

Biz bu sektöre 1971 yılında giriş yaptık. Tabii o yıllarda sektörde çok fazla firma yoktu. Sektörün en eski firmaları arasında yer alıyoruz. 1998 yılından sonra otomotiv sektörü farklı bir ivme kazandı. Yabancı markalı otomobillerin kullanımının artması, otomotiv satış sonrası sektörünü önemli ölçüde etkiledi. Bizim bu işe ilk başladığımız yıllarda ürün değerliydi. O yıllarda yedek parça sıkıntısı mevcutken, günümüzde arzın talebin önüne geçtiğini belirtebilirim. Uzak Doğu ithalatları hem yedek parça tedarikini hem de fiyatlarını önemli ölçüde etkilemiştir. Günümüzde artık yedek parçanın birden fazla alternatif markası bulunmakta. Arzın fazla olması imalatçı, ithalatçı ve toptancıları rekabete sürüklemiştir. Bu durum hem perakendecilere hem de tüketicilere yansımıştır.

Özetle, yedek parça firmaları arasında rekabette dün yedek parça tedariki asıl hedefken bugün arzın fazla olduğu bu dönemde, kaliteli hizmet asıl hedeftir. Bu durum da ürün odaklı pazarlama şeklinden tüketici odaklı pazarlamaya geçiş sürecini hızlanmıştır. Bunda en önemli etken alternatiflerin çoğalmasıdır.

5- Ülkemizde üretilmesi planlanan yerli otomobilimiz TOGG için görüşleriniz neler?

Uzun yıllardır otomotiv üretimi yapan markalar, elektrikli araç sektörüne ciddi yatırımlar yapıyor. Dünya bu trendin etrafında şekillenirken Türkiye’de hala elektrikli otomobil satışları düşük seviyelerde seyrediyor. Belli nedenlerle henüz yurtiçi tüketicisinin eğilim göstermediği Türkiye elektrikli araç pazarı, Avrupa ortalamasına göre oldukça düşük. Bunda bu araçlara yönelik yeterli altyapının olmayışı ve tüketicinin aklında oluşan soru işaretlerinin neden olduğunu ifade edebiliriz. TOGG’un pazara sunulmasıyla elektrikli araçlara uygun altyapının da gerçekleşeceğini düşünürsek; Türkiye’de bu pazarın, çok hızlı bir büyüme gerçekleştireceğini düşünüyorum.

Trendi yakalamamız açısından Türkiye’nin Otomobili’nin elektrikli yapılıyor olmasının çok doğru bir karar olduğunu düşünüyorum. Baktığımızda bu fırsatı doğru zamanda yakaladığımızın farkındayız. Elektrikli otomobil hamlesi yapmamız artık bu yarışta biz de varız diyebilmemiz için çok büyük bir fırsat oldu.

2019 yılında lansmanı yapılan TOGG, ülkemiz adına otomotivde bir milat. Ülkemiz, geçmişten bugüne otomotiv sektöründe istikrarla ilerliyor ve güven veriyor. Ayrıca ülkemiz bu alanda dış ticaret fazlası veren, milyarlarca dolarlık ihracat yapan her yıl milyonlarca araç üreten bir pozisyondadır.

Türkiye’de hali hazırda dünyaca bilinen Toyota, Hyundai, Fiat, Ford ve Renault gibi markalar üretim yapmaktalar. Hatta bu üretimlerin dışında birçok markaya yedek parça desteği sağlamaktalar. Türkiye özellikle binek araç üretimi konusunda halihazırda bir tecrübeye ve insan kaynağına sahiptir.

Bu altyapı ve üretim kapasitesini değerlendirme fırsatı, yerli girişimler için bize umut veriyor. TOGG tam da bu açıdan önemli bir kazanım olacak.

Bursa’nın Gemlik ilçesinde 1,2 milyon metrekarelik alanda hummalı ve titiz bir çalışma yürütülüyor. 2022’nin ilk çeyreğinde açılışı, 4. Çeyrekte ise üretime start verilmesi planlanıyor. Bu gerçekten heyecan verici.

Bu proje için çalışan binlerce mühendis var. 2023 yılına kadar kademeli olarak toplam 4 bin 300 kişilik istihdam sağlanması hedefleniyor. Yazılım, otonom, elektrik gibi teknik konularda uluslararası standartları yakalamaya çalışıyorlar. Ülkemizin böyle gecikmiş olan bir projeye start vermesini, canı gönülden destekliyorum. Arkasındaki ekibi alkışlıyorum. Yazılımında emeği geçen tüm arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Bunların meyvesini 3 ila 5 sene içinde elde edeceğimizi düşünüyorum çünkü bu girişimler, beraberinde yeni birikim ve oluşumları getirecektir.

Bu konuda milli bir duruş sergileyerek, her haliyle destekliyorum. Bunun gibi yerli projelerimize milletçe destek olmamızı ve girişimcilerin bunlara katkı sağlamalarını temenni ediyorum.

Başaracağız, Biz buna inanıyoruz…

6- Otomotiv sektöründeki birçok satış ve pazarlama yöneticisi sıfırdan otomobil üretip pazarlamak yerine, elektrikli otomobiller için yedek parça üretip pazarlamanın daha uygun olacağını düşünüyor. Sizin bu konudaki fikriniz nedir?

Ben bu fikre katılmıyorum. Elektrikli araç yeni ve gelişmekte olan bir pazar. Bu pazardan alınabilecek maksimum paydayı alabilme ihtimalimiz varken, sadece satış sonrası olarak üretim yapmamız nispeten küçük bir vizyon. Sadece satış sonrası yerine her ikisini de yapabiliriz.

Otomotiv sektörü, dış ticaret fazlası verdiğimiz, güven ve istikrarla ilerlediğimiz bir alan. Dünya’da ve Avrupa’da otomobil üretiminde ilk sıralarda yer alıyoruz. Her yıl milyonlarca otomobil üretiyoruz, alt yapımız ve kapasitemiz varken neden bunu değerlendirmiyoruz?

Avrupa’da ve Asya’da çevreci kanun ve yasalar çıkarılıyor bu vesileyle elektrikli araç üretimi ve talebi artıyor ve artacaktır. Ülkemiz, hem Avrupa hem de Ortadoğu için stratejik bir nokta ve adeta bir lojistik üssü. Bu fırsatı değerlendirmek yerinde bir hamle olacaktır.

7- Son olarak da sizin gözünüzden dijitaltekerlek.com’u görmek isteriz. Birkaç cümle ile bizi bize anlatabilir misiniz?

Sektörün nabzını tutan, eğlenceli ve ilgi çekici içeriklere sahip vizyoner bir medya platformusunuz. Başarılarınızın devamını diliyorum.

Bizim için yerli otomobil serüvenini ve yedek parça sektörünü değerlendirdiği için Saim Aşçı’ya okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

Merhabalar sevgili dijitaltekerlek.com okurları, mekanik, motor, elektrik ve fiziğe küçüklüğümden beri hep bir merakım olmuştur. Gerek otomobil, gerek uçak gerekse motorsiklet bütün bu ilgi alanlarımın birleştiği bir dünyaydı. Dijital Tekerlek bütün bu ilgi alanlarımın birleştiği bir platform. Umarım sizlere en hızlı ve güncel haberleri ulaştırabilirim. Takipte kalın :)E-posta: [email protected]

Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Koray Tüzmen

Published

on

Tekerlekli sohbetlerin on birinci konuğu Honda Türkiye Kurumsal İletişim Müdür Yardımcısı Koray TÜZMEN. Gençlere tavsiyeleri ve Honda’nın ülkemizdeki çalışmalarını keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Koray Tüzmen kimdir? Bize hikayenizden bahseder misiniz?

İstanbul Kültür Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden 2005 yılında mezun oldum. Ardından yine 2005 yılında Erasmus Programı ile Almanya Trier Üniversitesi’nde 1 yıl Siyasi Bilimler bölümünde eğitim gördüm. İş hayatıma 2005 yılının sonunda Tek Lojistik’te Operasyon Yöneticisi olarak başladım. 2007 yılında ise Honda Türkiye’de İnsan Kaynakları Uzmanı ve Eğitim Sorumlusu olarak göreve başladım. Honda Türkiye’de sırasıyla İdari İşler, Pazarlama ve Kurumsal İletişim Şefi olarak çalıştım. 2019 yılından bu yana da Honda Türkiye’de Kurumsal İletişim Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktayım. Evliyim ve iki erkek çocuk babasıyım.

Uzun zamandır Honda Türkiye’de çalışıyorsunuz. Dünden bugüne Honda Türkiye’de neler yaşandı? Ne gibi değişiklikler oldu? Kısaca bahsedebilir misiniz?

Geliştirdiği teknolojiler, insan hayatını kolaylaştıran mobilite ürünleri ve yaptığı yatırımlar ile yaklaşık 80 yıldır tüm dünyada varlığını sürdüren Honda’nın Avrupa´da yatırım yaptığı iki otomobil üretim ve dağıtım tesisinden biri Türkiye’deki fabrikaydı. Gebze Şekerpınar’daki Honda Türkiye fabrikasında 1997 yılından bu yana binek otomobil üretimi, dağıtımı ve ihracatı gerçekleştiriliyordu. 2019 yılında otomotiv alanında yaşanan gelişmeler ve bu gelişmelere uygun yeni bir elektrifikasyon stratejisi kapsamında Honda, üretim ağını küresel ölçekte yeniden yapılandıracağını ve bu doğrultuda da Türkiye’deki fabrikasındaki üretimini sonlandıracağını açıkladı. Bu global karar doğrultusunda 2021 Eylül ayında üretim sonlandırılmış olsa da Honda Türkiye olarak ürün gamımızı güçlendirmeye ve Türkiye pazarındaki varlığımızı artırarak yolumuza devam ediyoruz. Honda Türkiye; satış, satış sonrası ve parça operasyonları ile müşteri memnuniyetini artırarak hizmetini sürdürüyor.  

Yıllarca ülkemizde aktif olarak hizmet veren Honda Şekerpınar fabrikası başka bir üreticiye devredilecek. Bu durum Honda’nın Türkiye’deki pazarını etkileyecek mi?

Honda Türkiye’nin Mart 2021’de yaptığı açıklama kapsamında; üretim tesisinin HABAŞ Topluluğuna devredildiği açıklanmıştı. Bu durumun, Honda’nın Türkiye otomotiv pazarındaki satışlarına ve pazar payına herhangi bir olumsuz etkisi olmadı. Sizin de bildiğiniz gibi otomotiv pazarı son zamanların en hareketli zamanlarını yaşıyor. Bu kapsamda da Honda Türkiye olarak pazardaki konumumuzu korumaya, ürün gamımız güçlendirmeye ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik bayi yatırımları yapmaya devam etmeyi hedefliyoruz.

Honda-e gibi tamamen elektrikli modeller yurt dışında oldukça ilgi gördü. Ülkemizde de elektrikli Honda modellerini görebilecek miyiz? Honda Türkiye’nin elektrikli geleceğe bakışı nasıl?

Honda, 2021 yılında Türkiye’deki varlığını satışa sunduğu yeni modelleri ile çok daha güçlendirdi ve ‘Elektrikli Vizyon’ stratejisine yönelik çalışmalarını da hızlandırdı. Bildiğiniz üzere Honda, Ekim 2019’da Amsterdam’da gerçekleştirdiği basın toplantısında ‘Elektrikli Vizyon’ stratejisi ile birlikte ‘e:Technology’ markasını da duyurmuştu. Ayrıca 3 yıl içerisinde 6 yeni elektrikli güç aktarım organlarına sahip modelini de piyasaya süreceğini belirtmişti.  

Türkiye’de de elektrifikasyona geçişin ilk adımını Temmuz 2019’da satışa çıkardığı CR-V Hybrid modeli ile birlikte yaptı. CR-V Hybrid modelinden sonra 2021 yılında Jazz e:HEV olarak adlandırılan Jazz’ı yeni hibrit motoru ile Türkiye’de satışa sundu. Jazz Hybrid, ilk kez e:HEV logosu ile satışa sunulan Honda modeli olmasıyla öne çıktı. Bununla birlikte zamanlaması tam olarak belli olmayan 4 yeni elektrik ve hibrit aktarma organlarına sahip (e:HEV) modelin daha lansmanı Avrupa ile birlikte Türkiye’de de 2023 yılına kadar gerçekleştirilmesi planlanıyor. Tıpkı Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de elektrikli ve hibrit modellerimizi satışa sunmaya büyük önem veriyoruz.

Ülkemizde üretilmesi planlanan yerli otomobilimiz TOGG hakkındaki görüşleriniz neler?

Herkes gibi ben de yerli otomobilimiz TOGG’un piyasaya çıkmasını heyecanla bekliyorum. Türkiye olarak yerli bir otomobil üretmenin büyük önem taşıdığını ve otomotiv pazarının dinamiklerini yakından etkileyeceğini düşünüyorum.

Güçlü bir kariyeriniz var. Otomotiv sektörüne gönlünü veren ve sizin yolunuzdan ilerlemek isteyen gençlere ve genç profesyonellere tavsiyeleriniz neler?

Öncelikle tüm gençlere çalışmak istedikleri sektörleri iyi araştırmalarını ve detaylı bilgi edinmelerini öneririm. Her sektörde olduğu gibi otomotiv sektöründe de farklı iş kolları mevcut. Otomotiv sektöründe hangi alanda ilerlemek istediklerini de detaylı bilgi edinerek ve farklı birimlerde görev alarak belirlemeleri önemli. Otomotiv sektörü her zaman bulunduğu çağa ayak uyduran ve teknolojik gelişmelerle üretim yöntemlerini değiştiren bir sektör. Şu anda sistem yavaş yavaş geleneksel yöntemlerden çıkarak alternatif yakıtlı elektrikli motorlara, uzaktan bağlantılı araçlara, otonom araçların trafiğe çıkacağı bir geleceğe doğru ilerliyor. Dijital dünyanın ileride tamamen otomotivle birleşeceği öngörülüyor. Bu kapsamda değerlendirildiğinde yolun başındaki genç arkadaşlarımızın da geleneksel yöntemlere bağlı kalmayıp kendilerini sürekli güncellemelerini ve bu gelişmeleri takip edip gelecek planlarını bu doğrultuda oluşturmalarını tavsiye ederim.

Son olarak da sizin gözünüzden dijitaltekerlek.com’u görmek isteriz. Birkaç cümle ile bizi bize anlatabilir misiniz?

Sektörün en genç ve dinamik yayınlarından biri olan platformunuzun ilgi çekici içerikler ve objektif yayın anlayışı ile çalışmalarını sürdürdüğünü takip ediyorum. Sektöre yeni bir soluk getireceğinize inanıyorum, başarılarınızın artarak devam edeceği bir yayın hayatı diliyorum.

Okumaya Devam Et

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Mesut Bıyık

Published

on

Tekerlekli sohbetlerin onuncu konuğu bize yıllarca her türlü ortamdan otomobili anlatan, bizlere otomobili sevdiren kişi: Mesut BIYIK. Hikayesini, otomobillere bakış açısını ve gündem yorumunu keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Mesut Bıyık kimdir? Bize hikayenizden bahseder misiniz?

Bir memur çocuğu olarak Anadolu’nun tam göbeği olan Kırşehir’de doğdum. Orta öğrenimimi doğduğum yerde, üniversiteyi Ankara’da okuduktan sonra gazeteciliğe, okumaya yazma hevesli biri olarak basının merkezi İstanbul’a geldim. Önce politika ve gündem muhabiri olarak, sonrasında benim için bir tutku olan otomobil yazarak; bir zamanlar, hem televizyonda hem kendi yayınladığım dergide hem gazetede otomobil ve seyahat yazılarını aynı zamanda yaparak bugünlere kadar geldik. Şimdi de çağın yeni nesil medyası sosyal hesaplarımda yine aynı tutku ve dikkatle otomobil yorumlamaya devam ediyorum.

20 yıldan uzun bir süredir otomotiv gazeteciliği yapıyorsunuz. Otomobil sektörünün gidişatını birkaç cümle ile değerlendirebilir misiniz?

Otomobil için ben dünyayı değiştiren makine diyorum. Çünkü gerçekten 136 yıl önce Karl Benz’in yaptığı ilk otomobil dünyanın baştan sona değişmesinin işaret fişeği olmuş. Ulaşım formu değişince ticaret de ekonomi de hızla değişmiş. Otomobil, bana kalırsa tekerleğin icadından sonraki en büyük teknolojik değişim.

Dünyayı değiştiren makine şimdi kendisi de büyük bir değişimin içine girdi. 136 yıldır benzinle ve sonralarda dizelle ilerleyen otomobiller, artık bu büyük besin kaynağını tamamen terk etmeye hazırlanıyor. Bu çok önemli bir değişim. Otomobilin bulunması ne kadar büyük bir başlangıçsa yeni dönem de o kadar önemli bir devrim. Otomobilin yeni dünyası sadece bir taşıt aracından ibaret olmayacak, birbirleriyle iletişim kurabilen, acil çağrı sistemine kolayca ulaşabilen, uydudan internete tüm yeni teknolojilerle sürekli bağlı kalabilen çok büyük bir ekosisteme dönüşecek. Hatta dönüşmeye başladı bile. Bu yeni dönem pek çok yeni oyuncunun doğmasına, yeni markanın yaratılmasına ev sahipliği yaparken, belki pek çok köklü markaya da mezar olacak.

Üretilmesi planlanan yerli otomobilimiz TOGG hakkındaki görüşleriniz neler?

Yerli otomobil markamız da yukarıda bahsettiğim dünyaya doğacağı için çok şanslı. En yakından takip eden bir otomobil gazetecisi olarak, şu anda çok iyi yönetildiğine ve çok iyi hedefler konduğuna şahidim. Önemli bir başarı yakalayacak. Çok doğru insanlar seçildi ve şu ana kadar hiç hata yapılmadı. Ben sonuna kadar güveniyorum. Türkiye için önemi çok büyük.

İster yüzde yüz yerli parçalardan olsun, isterse tedariğin tamamı başka ülkelerden sağlansın, önemli olan patronun biz olmamız.

Örneğin Ford Otosan, motorundan şanzımanına her şeyini kendisinin geliştirip ürettiği, %90 yerli bir çekici kamyon üretiyor. Uluslararası Yılın Kamyonu ödülünü de aldı. Her şeyini biz yapmamıza, Türk mühendislerinin zekası, birikimi ve emeğiyle ortaya çıkmasına rağmen tam olarak bizim diyemiyoruz, çünkü patron Ford. Bu bakımdan TOGG, ülkemiz için çok önemli ve stratejik.

Otomobil editörü olmak isteyen genç arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Otomobil yazmak yorumlamak diğer alanlara benzemiyor, aşırı teknik bilgiye sahip olmanız gerektiği gibi, aynı zamanda tasarımdan, kaliteden, hatta matematikten anlamanız gerekiyor. Ben 34 yıldır gazetecilik ve 22 yıldır otomobil yorumculuğu yaptığım halde her gün yeni bir şey öğreniyorum, öğrenmeye de devam edeceğim. Bu işte ben tamamım, oldum yok. Ne kadar usta olursanız olun, çıraklığınız devam etmek zorunda. Otomobilden anlamaları ve sevmeleri gerekiyor tabii ama sadece otomobil sevmek yetmiyor, eğer öğrendiklerini insanlarla paylaşmak ve takdir görmek istiyorlarsa insanları da anlayıp sevmeleri gerekiyor ki, onların ne istediğini bilsinler ve o isteklere cevap sunsunlar.

Kullanmaktan en çok keyif aldığınız otomobil hangisi?

Bir otomobil yorumcusunun yüzlerce yeni modeli ilk test eden kişilerden biri olmak gibi bir şansı var, hatta lüksü var. Ama bunca otomobili test etmenin getirdiği de bir yük var. Her otomobile eşit mesafede durup, artılarını eksilerini görmemiz gerekiyor. Bu yüzden biz otomobil yorumcuları otomobil kavramına aşığızdır ama bir tek modele, tek bir otomobile tutkulu olamıyoruz.

Her türlü otomobilin direksiyonuna artısını ve eksisini görmek için oturduğumuzdan ve “şunun direksiyonuna bir oturabilsem” gibi bir hayal kurmamıza gerek kalmadığından o kalbimizdeki otomobil diye bir şey de olmuyor maalesef. Ama çok severek kullandığım birkaç otomobil sayabilirim. Mesela Mazda RX-8, ondan aldığım sürüş zevkini, çok daha lüks supersportlardan almadım. Yine Mazda MX-5 ile Sibirya’da donmuş göl üzerinde yaptığımız ve üçüncülük kupasıyla döndüğüm yarışı unutamam. Ve İspanya’da Granada yakınlarındaki pistte sürdüğüm Mitsubishi Lancer EVO X, yine Mustang Shelby GT500 ve son kullandığım Porsche Taycan. Bunlar aklımda kalanlar. Benim için güç ve lüksten öte, otomobilin yolda verdiği sürüş zevki çok daha önemli. Mesela Daihatsu’nun küçük roadsteri Copen ve Citroen C2’den de çok zevk almıştım.

Son olarak da sizin gözünüzden dijitaltekerlek.com’u görmek isteriz. Birkaç cümle ile bizi bize anlatabilir misiniz?

Bir kere isminizi çok beğendim. Tekerlek gibi ilkel çağları çağrıştıran bir kelime ile dijitali birleştirip bir isim tamlamak çok başarılı. Sitenizin görsel olarak tasarımı ve dolu dolu oluşu da güzel. Günceli kaçırmıyor ve zamanında paylaşıyorsunuz ama hayatının büyük kısmı artı ve eksileri yorumlamakla geçmiş biri olarak bir eksiğinizi de izin verin söyleyeyim, sosyal medyada daha etkin olmalısınız. İlginiz için teşekkür ediyorum.

Okumaya Devam Et

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Alper Karaer

Published

on

Tekerlekli sohbetlerin on birinci konuğu VavaCars’ın Pazarlama Direktörü Alper KARAER. VavaCars’ı ve Alper Karaer’in başarılı hayat öyküsünü keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

1) Alper KARAER kimdir, hikayenizden bahseder misiniz?

Alper Karaer evli 2 kız çocuğu babası, oyun oynamayı ve sporu seven tutkulu bir pazarlama profesyoneli. Ankara’da doğdum, büyüdüm. Eğitim hayatımı Fen lisesi ve ardından Bilkent Üniversitesi’nde tamamladım. Mezun olur olmaz iş hayatına atıldım. Neredeyse tüm bireyleri devlet memuru olan bir aileden gelen birisi olarak özel sektörde çalışmaya başlamam istisna oldu. Yönetim danışmanlığı şirketlerinde başladığım çalışma hayatımda Türkiye, Avrupa ve Körfez Ülkelerinde yürütülen projelerde çalıştım. Ulusal ve uluslararası yatırımlarda danışmanlıklar ve yöneticilikler yaptıktan sonra VavaCars ile yeni ve güçlü bir oluşumun içerisine girdim.

2) VavaCars’a geçmeden önce kariyerinizin basamaklarını öğrenmek isteriz. Gençlere sizinle beraber çalışabilmeleri için nasıl tavsiyeleriniz olur?

Zaman içerisinde stratejiden pazarlamaya doğru adım adım kayan bir kariyer yolum oldu. Danışmanlık kariyerimin ardından sırasıyla Türk Telekom, yönetici ortağı olduğum BlueCap yatırım fonu, Millenicom derken şu anda da VavaCars’ta Pazarlama Direktörü olarak iş hayatıma devam ediyorum.

Gençler için kariyerlerinin ilk yıllarında iş tercihlerinde kesinlikle önceliği öğrenme ve gelişim fırsatına vermelerini tavsiye ederim. Bununla beraber deneme ve yanılmaktan çekinmemeleri gerekiyor. Kariyerinin başında hızlı iş değişiklikleri yapmak gayet doğal. Kendilerine uygun olmadıklarını düşündükleri işleri ilk yıllarda hızla değiştirip doğru kariyer yolunu hızlı bulmaları önemli.

İşini tutkuyla yapan çalıştığı şirketi kendi şirketi gibi görenlerin hep başarılı olduğunu gördüm. Bu nedenle çalışmayı en çok sevdiğim iş arkadaşlarım bu özellikleri sergileyenler oldular.

Geleceğe şekil verecek iş alanları ve sektörleri anlamak kritik. Bazı sektörler, iş modelleri ve işler zamanla ölmeye mahkumken bazıları hızla yükseliyor. Yükselen sektörlerde bazen ilgili işin gereksinimleri çok yeni tanımlanmış olabiliyor. Bu yüzden uzun yıllar tecrübesi olan birisiyle az tecrübesi olan birisi eşit şartlarda rekabet eder duruma gelebiliyor. Örneğin dijital pazarlama böyle bir alan. Göreceli olarak geleneksel pazarlamaya göre çok daha yeni olduğundan 30 yıllık tecrübeli bir çalışan ile 5 yıllık tecrübeli bir çalışan bu alanda eşit bilgiye sahip olabiliyor. Bu nedenle gençler için yeni oluşan iş alanlarına girmek rekabetçi avantaj sağlayacaktır.

3) Okuyucularımız için VavaCars’ı kısaca anlatabilir misiniz?

VavaCars ikinci el araç alım satımında herkesin gönül rahatlığıyla güven duyarak ve kolayca alışveriş yapabilmesini sağlayabilme misyonuyla yola çıktı. Araç alıp satmak birçok kişi için büyük bir stres faktörü. Bu işin bu kadar zor olmaması gerektiğine inanan bir şirket olarak bu süreci herkes için kolaylaştırmayı amaç ediniyoruz. Aracınızı sabah 8:00’da uyanıp satmaya karar verdiğinizde öğlen saatine gelmeden önce paranın nakit olarak hesabınıza yatmasını sağlayan yenilikçi bir iş modelimiz var. Web sitemiz üzerinden aracınızın bilgilerini bir dakikada girerek ön değerleme alıyorsunuz. Size en yakın müşteri merkezimizden randevu alıp aracınızı ekspertize getiriyorsunuz. Siz çayınızı yudumlarken biz de aracınızı şeffaf cam duvarın ardında inceliyoruz. Hemen orada da nihai son teklifimizi sunuyoruz. Teklifi kabul ederseniz notere beraberce gidip işlemleri yapıp parayı da hemen hesabınızı yatırıyoruz. Tabi işimiz sadece araç almakla sınırlı değil. Bu araçlarımızı sayfamızda listeleyerek satışa sunuyoruz. Ekspertiz garantili, 14 gün iade hakkı sunulan ve ayrıca 3 ay/5000KM garantili araçları oturduğunuz yerde 1 tıklamayla alabiliyorsunuz. Aldığınız araç da adresinize kadar ücretsiz teslim ediliyor. İnternetten kıyafet alırcasına araç alabilmek kesinlikle bu sektörde büyük bir devrim oldu. Ben aracı görmeden içine oturmadan almam diyenler muhakkak olacaktır. Bu noktada birçok müşterimiz sayfamızı ve güven sağlayan garanti koşullarımızı öğrenince gönül rahatlığıyla bizden online olarak araç alıyorlar. Sayfamızda müşterilerin kendilerinin çıplak gözle fark edemeyeceği en ince detayları bile gösterdiğimiz için bu şeffaf yaklaşım güven yaratıyor. Tabi ki VavaCars’ın güven veren kurumsal kimliği ve sunduğumuz 14 gün iade imkanı da müşterilerin kolaylıkla karar verebilmesini sağlıyor.

VavaCars olarak misyonumuza uygun olarak ikinci el otomotiv sektöründe değişim ve dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz.

4) Gelecekte ulaşım araçlarının birçoğunun kiralık olacağı yönünde araştırma raporları yayınlanıyor sürekli. Ülkemizde de dakikalık otomobil kiralama sistemi yaygınlaşmaya başladı. VavaCars’ın Türkiye için gelecek planlarında neler yer alıyor?

Biz 2. el otomobilde demokratikleşmeye ve herkesin ikinci el araçlara en kolay şekilde erişim imkanı olması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda önceliğimiz 2021 yılında devreye aldığımız online 2. el araç satış işimizi büyütmek olacaktır. Çok yeni bir iş modeli olması nedeniyle her gün yeni şeyler öğreniyor ve her gün hizmet kalitemizi bir adım daha iyileştiriyoruz. Bununla beraber müşterilerimizin ikinci el araçlara daha kolay ulaşabilmesi adına kredi çözümleri ve farklı katma değerli hizmetleri de önümüzdeki dönemde hizmet portföyümüze katmayı planlıyoruz.

5) Elektrikli otomobil geleceği de kaçınılmaz gibi görünüyor? VavaCars’ın elektrikli otomobiller için çalışmaları da bulunuyor mu?

Elektrikli otomobillerin de artmasıyla beraber doğal olarak bizim de araç satış portföyümüzde zamanla elektrikli araçların payı artacaktır. Bu noktada elektrikli araçların ikinci eldeki alım ve satımında da öncü rol üstlenmeye devam ediyor olacağız.

6) Son olarak da sizin gözünüzden dijitaltekerlek.com’u görmek isteriz. Birkaç cümle ile bizi bize anlatabilir misiniz?

“Tekerleği olan bütün araçlardan haberdar olabileceğiniz bir haber platformu” tanımınız bile aslında sizin hakkınızda çokça şey söylüyor. Hayatı ve sektörü geniş bir perspektiften gören, yaptığı işi severek ve belli ki eğlenerek yapan, yenilikçi projeleriyle fark yaratan, vizyoner bir oluşum olarak sayfanızda yer almaktan ve sizinle tanışmaktan mutluluk duydum.

Okumaya Devam Et
Reklam
Reklam
Reklam

Haftanın Çok Okunanları