Takip Et!

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Alper Karaer

/

Tekerlekli sohbetlerin on birinci konuğu VavaCars’ın Pazarlama Direktörü Alper KARAER. VavaCars’ı ve Alper Karaer’in başarılı hayat öyküsünü keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

1) Alper KARAER kimdir, hikayenizden bahseder misiniz?

Alper Karaer evli 2 kız çocuğu babası, oyun oynamayı ve sporu seven tutkulu bir pazarlama profesyoneli. Ankara’da doğdum, büyüdüm. Eğitim hayatımı Fen lisesi ve ardından Bilkent Üniversitesi’nde tamamladım. Mezun olur olmaz iş hayatına atıldım. Neredeyse tüm bireyleri devlet memuru olan bir aileden gelen birisi olarak özel sektörde çalışmaya başlamam istisna oldu. Yönetim danışmanlığı şirketlerinde başladığım çalışma hayatımda Türkiye, Avrupa ve Körfez Ülkelerinde yürütülen projelerde çalıştım. Ulusal ve uluslararası yatırımlarda danışmanlıklar ve yöneticilikler yaptıktan sonra VavaCars ile yeni ve güçlü bir oluşumun içerisine girdim.

2) VavaCars’a geçmeden önce kariyerinizin basamaklarını öğrenmek isteriz. Gençlere sizinle beraber çalışabilmeleri için nasıl tavsiyeleriniz olur?

Zaman içerisinde stratejiden pazarlamaya doğru adım adım kayan bir kariyer yolum oldu. Danışmanlık kariyerimin ardından sırasıyla Türk Telekom, yönetici ortağı olduğum BlueCap yatırım fonu, Millenicom derken şu anda da VavaCars’ta Pazarlama Direktörü olarak iş hayatıma devam ediyorum.

Gençler için kariyerlerinin ilk yıllarında iş tercihlerinde kesinlikle önceliği öğrenme ve gelişim fırsatına vermelerini tavsiye ederim. Bununla beraber deneme ve yanılmaktan çekinmemeleri gerekiyor. Kariyerinin başında hızlı iş değişiklikleri yapmak gayet doğal. Kendilerine uygun olmadıklarını düşündükleri işleri ilk yıllarda hızla değiştirip doğru kariyer yolunu hızlı bulmaları önemli.

İşini tutkuyla yapan çalıştığı şirketi kendi şirketi gibi görenlerin hep başarılı olduğunu gördüm. Bu nedenle çalışmayı en çok sevdiğim iş arkadaşlarım bu özellikleri sergileyenler oldular.

Geleceğe şekil verecek iş alanları ve sektörleri anlamak kritik. Bazı sektörler, iş modelleri ve işler zamanla ölmeye mahkumken bazıları hızla yükseliyor. Yükselen sektörlerde bazen ilgili işin gereksinimleri çok yeni tanımlanmış olabiliyor. Bu yüzden uzun yıllar tecrübesi olan birisiyle az tecrübesi olan birisi eşit şartlarda rekabet eder duruma gelebiliyor. Örneğin dijital pazarlama böyle bir alan. Göreceli olarak geleneksel pazarlamaya göre çok daha yeni olduğundan 30 yıllık tecrübeli bir çalışan ile 5 yıllık tecrübeli bir çalışan bu alanda eşit bilgiye sahip olabiliyor. Bu nedenle gençler için yeni oluşan iş alanlarına girmek rekabetçi avantaj sağlayacaktır.

3) Okuyucularımız için VavaCars’ı kısaca anlatabilir misiniz?

VavaCars ikinci el araç alım satımında herkesin gönül rahatlığıyla güven duyarak ve kolayca alışveriş yapabilmesini sağlayabilme misyonuyla yola çıktı. Araç alıp satmak birçok kişi için büyük bir stres faktörü. Bu işin bu kadar zor olmaması gerektiğine inanan bir şirket olarak bu süreci herkes için kolaylaştırmayı amaç ediniyoruz. Aracınızı sabah 8:00’da uyanıp satmaya karar verdiğinizde öğlen saatine gelmeden önce paranın nakit olarak hesabınıza yatmasını sağlayan yenilikçi bir iş modelimiz var. Web sitemiz üzerinden aracınızın bilgilerini bir dakikada girerek ön değerleme alıyorsunuz. Size en yakın müşteri merkezimizden randevu alıp aracınızı ekspertize getiriyorsunuz. Siz çayınızı yudumlarken biz de aracınızı şeffaf cam duvarın ardında inceliyoruz. Hemen orada da nihai son teklifimizi sunuyoruz. Teklifi kabul ederseniz notere beraberce gidip işlemleri yapıp parayı da hemen hesabınızı yatırıyoruz. Tabi işimiz sadece araç almakla sınırlı değil. Bu araçlarımızı sayfamızda listeleyerek satışa sunuyoruz. Ekspertiz garantili, 14 gün iade hakkı sunulan ve ayrıca 3 ay/5000KM garantili araçları oturduğunuz yerde 1 tıklamayla alabiliyorsunuz. Aldığınız araç da adresinize kadar ücretsiz teslim ediliyor. İnternetten kıyafet alırcasına araç alabilmek kesinlikle bu sektörde büyük bir devrim oldu. Ben aracı görmeden içine oturmadan almam diyenler muhakkak olacaktır. Bu noktada birçok müşterimiz sayfamızı ve güven sağlayan garanti koşullarımızı öğrenince gönül rahatlığıyla bizden online olarak araç alıyorlar. Sayfamızda müşterilerin kendilerinin çıplak gözle fark edemeyeceği en ince detayları bile gösterdiğimiz için bu şeffaf yaklaşım güven yaratıyor. Tabi ki VavaCars’ın güven veren kurumsal kimliği ve sunduğumuz 14 gün iade imkanı da müşterilerin kolaylıkla karar verebilmesini sağlıyor.

VavaCars olarak misyonumuza uygun olarak ikinci el otomotiv sektöründe değişim ve dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz.

4) Gelecekte ulaşım araçlarının birçoğunun kiralık olacağı yönünde araştırma raporları yayınlanıyor sürekli. Ülkemizde de dakikalık otomobil kiralama sistemi yaygınlaşmaya başladı. VavaCars’ın Türkiye için gelecek planlarında neler yer alıyor?

Biz 2. el otomobilde demokratikleşmeye ve herkesin ikinci el araçlara en kolay şekilde erişim imkanı olması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda önceliğimiz 2021 yılında devreye aldığımız online 2. el araç satış işimizi büyütmek olacaktır. Çok yeni bir iş modeli olması nedeniyle her gün yeni şeyler öğreniyor ve her gün hizmet kalitemizi bir adım daha iyileştiriyoruz. Bununla beraber müşterilerimizin ikinci el araçlara daha kolay ulaşabilmesi adına kredi çözümleri ve farklı katma değerli hizmetleri de önümüzdeki dönemde hizmet portföyümüze katmayı planlıyoruz.

5) Elektrikli otomobil geleceği de kaçınılmaz gibi görünüyor? VavaCars’ın elektrikli otomobiller için çalışmaları da bulunuyor mu?

Elektrikli otomobillerin de artmasıyla beraber doğal olarak bizim de araç satış portföyümüzde zamanla elektrikli araçların payı artacaktır. Bu noktada elektrikli araçların ikinci eldeki alım ve satımında da öncü rol üstlenmeye devam ediyor olacağız.

6) Son olarak da sizin gözünüzden dijitaltekerlek.com’u görmek isteriz. Birkaç cümle ile bizi bize anlatabilir misiniz?

“Tekerleği olan bütün araçlardan haberdar olabileceğiniz bir haber platformu” tanımınız bile aslında sizin hakkınızda çokça şey söylüyor. Hayatı ve sektörü geniş bir perspektiften gören, yaptığı işi severek ve belli ki eğlenerek yapan, yenilikçi projeleriyle fark yaratan, vizyoner bir oluşum olarak sayfanızda yer almaktan ve sizinle tanışmaktan mutluluk duydum.

Merhabalar sevgili dijitaltekerlek.com okurları, mekanik, motor, elektrik ve fiziğe küçüklüğümden beri hep bir merakım olmuştur. Gerek otomobil, gerek uçak gerekse motorsiklet bütün bu ilgi alanlarımın birleştiği bir dünyaydı. Dijital Tekerlek bütün bu ilgi alanlarımın birleştiği bir platform. Umarım sizlere en hızlı ve güncel haberleri ulaştırabilirim. Takipte kalın :)E-posta: [email protected]

Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Koray Tüzmen

Published

on

Tekerlekli sohbetlerin on birinci konuğu Honda Türkiye Kurumsal İletişim Müdür Yardımcısı Koray TÜZMEN. Gençlere tavsiyeleri ve Honda’nın ülkemizdeki çalışmalarını keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Koray Tüzmen kimdir? Bize hikayenizden bahseder misiniz?

İstanbul Kültür Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden 2005 yılında mezun oldum. Ardından yine 2005 yılında Erasmus Programı ile Almanya Trier Üniversitesi’nde 1 yıl Siyasi Bilimler bölümünde eğitim gördüm. İş hayatıma 2005 yılının sonunda Tek Lojistik’te Operasyon Yöneticisi olarak başladım. 2007 yılında ise Honda Türkiye’de İnsan Kaynakları Uzmanı ve Eğitim Sorumlusu olarak göreve başladım. Honda Türkiye’de sırasıyla İdari İşler, Pazarlama ve Kurumsal İletişim Şefi olarak çalıştım. 2019 yılından bu yana da Honda Türkiye’de Kurumsal İletişim Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktayım. Evliyim ve iki erkek çocuk babasıyım.

Uzun zamandır Honda Türkiye’de çalışıyorsunuz. Dünden bugüne Honda Türkiye’de neler yaşandı? Ne gibi değişiklikler oldu? Kısaca bahsedebilir misiniz?

Geliştirdiği teknolojiler, insan hayatını kolaylaştıran mobilite ürünleri ve yaptığı yatırımlar ile yaklaşık 80 yıldır tüm dünyada varlığını sürdüren Honda’nın Avrupa´da yatırım yaptığı iki otomobil üretim ve dağıtım tesisinden biri Türkiye’deki fabrikaydı. Gebze Şekerpınar’daki Honda Türkiye fabrikasında 1997 yılından bu yana binek otomobil üretimi, dağıtımı ve ihracatı gerçekleştiriliyordu. 2019 yılında otomotiv alanında yaşanan gelişmeler ve bu gelişmelere uygun yeni bir elektrifikasyon stratejisi kapsamında Honda, üretim ağını küresel ölçekte yeniden yapılandıracağını ve bu doğrultuda da Türkiye’deki fabrikasındaki üretimini sonlandıracağını açıkladı. Bu global karar doğrultusunda 2021 Eylül ayında üretim sonlandırılmış olsa da Honda Türkiye olarak ürün gamımızı güçlendirmeye ve Türkiye pazarındaki varlığımızı artırarak yolumuza devam ediyoruz. Honda Türkiye; satış, satış sonrası ve parça operasyonları ile müşteri memnuniyetini artırarak hizmetini sürdürüyor.  

Yıllarca ülkemizde aktif olarak hizmet veren Honda Şekerpınar fabrikası başka bir üreticiye devredilecek. Bu durum Honda’nın Türkiye’deki pazarını etkileyecek mi?

Honda Türkiye’nin Mart 2021’de yaptığı açıklama kapsamında; üretim tesisinin HABAŞ Topluluğuna devredildiği açıklanmıştı. Bu durumun, Honda’nın Türkiye otomotiv pazarındaki satışlarına ve pazar payına herhangi bir olumsuz etkisi olmadı. Sizin de bildiğiniz gibi otomotiv pazarı son zamanların en hareketli zamanlarını yaşıyor. Bu kapsamda da Honda Türkiye olarak pazardaki konumumuzu korumaya, ürün gamımız güçlendirmeye ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik bayi yatırımları yapmaya devam etmeyi hedefliyoruz.

Honda-e gibi tamamen elektrikli modeller yurt dışında oldukça ilgi gördü. Ülkemizde de elektrikli Honda modellerini görebilecek miyiz? Honda Türkiye’nin elektrikli geleceğe bakışı nasıl?

Honda, 2021 yılında Türkiye’deki varlığını satışa sunduğu yeni modelleri ile çok daha güçlendirdi ve ‘Elektrikli Vizyon’ stratejisine yönelik çalışmalarını da hızlandırdı. Bildiğiniz üzere Honda, Ekim 2019’da Amsterdam’da gerçekleştirdiği basın toplantısında ‘Elektrikli Vizyon’ stratejisi ile birlikte ‘e:Technology’ markasını da duyurmuştu. Ayrıca 3 yıl içerisinde 6 yeni elektrikli güç aktarım organlarına sahip modelini de piyasaya süreceğini belirtmişti.  

Türkiye’de de elektrifikasyona geçişin ilk adımını Temmuz 2019’da satışa çıkardığı CR-V Hybrid modeli ile birlikte yaptı. CR-V Hybrid modelinden sonra 2021 yılında Jazz e:HEV olarak adlandırılan Jazz’ı yeni hibrit motoru ile Türkiye’de satışa sundu. Jazz Hybrid, ilk kez e:HEV logosu ile satışa sunulan Honda modeli olmasıyla öne çıktı. Bununla birlikte zamanlaması tam olarak belli olmayan 4 yeni elektrik ve hibrit aktarma organlarına sahip (e:HEV) modelin daha lansmanı Avrupa ile birlikte Türkiye’de de 2023 yılına kadar gerçekleştirilmesi planlanıyor. Tıpkı Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de elektrikli ve hibrit modellerimizi satışa sunmaya büyük önem veriyoruz.

Ülkemizde üretilmesi planlanan yerli otomobilimiz TOGG hakkındaki görüşleriniz neler?

Herkes gibi ben de yerli otomobilimiz TOGG’un piyasaya çıkmasını heyecanla bekliyorum. Türkiye olarak yerli bir otomobil üretmenin büyük önem taşıdığını ve otomotiv pazarının dinamiklerini yakından etkileyeceğini düşünüyorum.

Güçlü bir kariyeriniz var. Otomotiv sektörüne gönlünü veren ve sizin yolunuzdan ilerlemek isteyen gençlere ve genç profesyonellere tavsiyeleriniz neler?

Öncelikle tüm gençlere çalışmak istedikleri sektörleri iyi araştırmalarını ve detaylı bilgi edinmelerini öneririm. Her sektörde olduğu gibi otomotiv sektöründe de farklı iş kolları mevcut. Otomotiv sektöründe hangi alanda ilerlemek istediklerini de detaylı bilgi edinerek ve farklı birimlerde görev alarak belirlemeleri önemli. Otomotiv sektörü her zaman bulunduğu çağa ayak uyduran ve teknolojik gelişmelerle üretim yöntemlerini değiştiren bir sektör. Şu anda sistem yavaş yavaş geleneksel yöntemlerden çıkarak alternatif yakıtlı elektrikli motorlara, uzaktan bağlantılı araçlara, otonom araçların trafiğe çıkacağı bir geleceğe doğru ilerliyor. Dijital dünyanın ileride tamamen otomotivle birleşeceği öngörülüyor. Bu kapsamda değerlendirildiğinde yolun başındaki genç arkadaşlarımızın da geleneksel yöntemlere bağlı kalmayıp kendilerini sürekli güncellemelerini ve bu gelişmeleri takip edip gelecek planlarını bu doğrultuda oluşturmalarını tavsiye ederim.

Son olarak da sizin gözünüzden dijitaltekerlek.com’u görmek isteriz. Birkaç cümle ile bizi bize anlatabilir misiniz?

Sektörün en genç ve dinamik yayınlarından biri olan platformunuzun ilgi çekici içerikler ve objektif yayın anlayışı ile çalışmalarını sürdürdüğünü takip ediyorum. Sektöre yeni bir soluk getireceğinize inanıyorum, başarılarınızın artarak devam edeceği bir yayın hayatı diliyorum.

Okumaya Devam Et

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Mesut Bıyık

Published

on

Tekerlekli sohbetlerin onuncu konuğu bize yıllarca her türlü ortamdan otomobili anlatan, bizlere otomobili sevdiren kişi: Mesut BIYIK. Hikayesini, otomobillere bakış açısını ve gündem yorumunu keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Mesut Bıyık kimdir? Bize hikayenizden bahseder misiniz?

Bir memur çocuğu olarak Anadolu’nun tam göbeği olan Kırşehir’de doğdum. Orta öğrenimimi doğduğum yerde, üniversiteyi Ankara’da okuduktan sonra gazeteciliğe, okumaya yazma hevesli biri olarak basının merkezi İstanbul’a geldim. Önce politika ve gündem muhabiri olarak, sonrasında benim için bir tutku olan otomobil yazarak; bir zamanlar, hem televizyonda hem kendi yayınladığım dergide hem gazetede otomobil ve seyahat yazılarını aynı zamanda yaparak bugünlere kadar geldik. Şimdi de çağın yeni nesil medyası sosyal hesaplarımda yine aynı tutku ve dikkatle otomobil yorumlamaya devam ediyorum.

20 yıldan uzun bir süredir otomotiv gazeteciliği yapıyorsunuz. Otomobil sektörünün gidişatını birkaç cümle ile değerlendirebilir misiniz?

Otomobil için ben dünyayı değiştiren makine diyorum. Çünkü gerçekten 136 yıl önce Karl Benz’in yaptığı ilk otomobil dünyanın baştan sona değişmesinin işaret fişeği olmuş. Ulaşım formu değişince ticaret de ekonomi de hızla değişmiş. Otomobil, bana kalırsa tekerleğin icadından sonraki en büyük teknolojik değişim.

Dünyayı değiştiren makine şimdi kendisi de büyük bir değişimin içine girdi. 136 yıldır benzinle ve sonralarda dizelle ilerleyen otomobiller, artık bu büyük besin kaynağını tamamen terk etmeye hazırlanıyor. Bu çok önemli bir değişim. Otomobilin bulunması ne kadar büyük bir başlangıçsa yeni dönem de o kadar önemli bir devrim. Otomobilin yeni dünyası sadece bir taşıt aracından ibaret olmayacak, birbirleriyle iletişim kurabilen, acil çağrı sistemine kolayca ulaşabilen, uydudan internete tüm yeni teknolojilerle sürekli bağlı kalabilen çok büyük bir ekosisteme dönüşecek. Hatta dönüşmeye başladı bile. Bu yeni dönem pek çok yeni oyuncunun doğmasına, yeni markanın yaratılmasına ev sahipliği yaparken, belki pek çok köklü markaya da mezar olacak.

Üretilmesi planlanan yerli otomobilimiz TOGG hakkındaki görüşleriniz neler?

Yerli otomobil markamız da yukarıda bahsettiğim dünyaya doğacağı için çok şanslı. En yakından takip eden bir otomobil gazetecisi olarak, şu anda çok iyi yönetildiğine ve çok iyi hedefler konduğuna şahidim. Önemli bir başarı yakalayacak. Çok doğru insanlar seçildi ve şu ana kadar hiç hata yapılmadı. Ben sonuna kadar güveniyorum. Türkiye için önemi çok büyük.

İster yüzde yüz yerli parçalardan olsun, isterse tedariğin tamamı başka ülkelerden sağlansın, önemli olan patronun biz olmamız.

Örneğin Ford Otosan, motorundan şanzımanına her şeyini kendisinin geliştirip ürettiği, %90 yerli bir çekici kamyon üretiyor. Uluslararası Yılın Kamyonu ödülünü de aldı. Her şeyini biz yapmamıza, Türk mühendislerinin zekası, birikimi ve emeğiyle ortaya çıkmasına rağmen tam olarak bizim diyemiyoruz, çünkü patron Ford. Bu bakımdan TOGG, ülkemiz için çok önemli ve stratejik.

Otomobil editörü olmak isteyen genç arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Otomobil yazmak yorumlamak diğer alanlara benzemiyor, aşırı teknik bilgiye sahip olmanız gerektiği gibi, aynı zamanda tasarımdan, kaliteden, hatta matematikten anlamanız gerekiyor. Ben 34 yıldır gazetecilik ve 22 yıldır otomobil yorumculuğu yaptığım halde her gün yeni bir şey öğreniyorum, öğrenmeye de devam edeceğim. Bu işte ben tamamım, oldum yok. Ne kadar usta olursanız olun, çıraklığınız devam etmek zorunda. Otomobilden anlamaları ve sevmeleri gerekiyor tabii ama sadece otomobil sevmek yetmiyor, eğer öğrendiklerini insanlarla paylaşmak ve takdir görmek istiyorlarsa insanları da anlayıp sevmeleri gerekiyor ki, onların ne istediğini bilsinler ve o isteklere cevap sunsunlar.

Kullanmaktan en çok keyif aldığınız otomobil hangisi?

Bir otomobil yorumcusunun yüzlerce yeni modeli ilk test eden kişilerden biri olmak gibi bir şansı var, hatta lüksü var. Ama bunca otomobili test etmenin getirdiği de bir yük var. Her otomobile eşit mesafede durup, artılarını eksilerini görmemiz gerekiyor. Bu yüzden biz otomobil yorumcuları otomobil kavramına aşığızdır ama bir tek modele, tek bir otomobile tutkulu olamıyoruz.

Her türlü otomobilin direksiyonuna artısını ve eksisini görmek için oturduğumuzdan ve “şunun direksiyonuna bir oturabilsem” gibi bir hayal kurmamıza gerek kalmadığından o kalbimizdeki otomobil diye bir şey de olmuyor maalesef. Ama çok severek kullandığım birkaç otomobil sayabilirim. Mesela Mazda RX-8, ondan aldığım sürüş zevkini, çok daha lüks supersportlardan almadım. Yine Mazda MX-5 ile Sibirya’da donmuş göl üzerinde yaptığımız ve üçüncülük kupasıyla döndüğüm yarışı unutamam. Ve İspanya’da Granada yakınlarındaki pistte sürdüğüm Mitsubishi Lancer EVO X, yine Mustang Shelby GT500 ve son kullandığım Porsche Taycan. Bunlar aklımda kalanlar. Benim için güç ve lüksten öte, otomobilin yolda verdiği sürüş zevki çok daha önemli. Mesela Daihatsu’nun küçük roadsteri Copen ve Citroen C2’den de çok zevk almıştım.

Son olarak da sizin gözünüzden dijitaltekerlek.com’u görmek isteriz. Birkaç cümle ile bizi bize anlatabilir misiniz?

Bir kere isminizi çok beğendim. Tekerlek gibi ilkel çağları çağrıştıran bir kelime ile dijitali birleştirip bir isim tamlamak çok başarılı. Sitenizin görsel olarak tasarımı ve dolu dolu oluşu da güzel. Günceli kaçırmıyor ve zamanında paylaşıyorsunuz ama hayatının büyük kısmı artı ve eksileri yorumlamakla geçmiş biri olarak bir eksiğinizi de izin verin söyleyeyim, sosyal medyada daha etkin olmalısınız. İlginiz için teşekkür ediyorum.

Okumaya Devam Et

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Kerem Odabaşı

Published

on

Tekerlekli sohbetlerin dokuzuncu konuğu, eğitim ve iş hayatı ile birçok gence örnek olacak eğitmen ve girişimci: Kerem ODABBAŞI. KODECO’nun kuruluş hikayesini ve Kerem Odabaşı’nın başarılı hayat öyküsünü keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

1- Kerem Odabaşı kimdir? Bize hikayenizden bahsedebilir misiniz?

Kerem Odabaşı, İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar ve Kontrol Sistemleri Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra eğitimi için Hollanda’ya gitmiştir. Eğitim hayatı boyunca sürekli farklı alanlarda çalışarak kendisini sürekli geliştirmiştir. Çeşitli üniversitelerde eğitmenlik de yaparak akademik kariyerini destekleyen Kerem Odabaşı, bu süreçte farklı girişimlerini de hayata geçirmiştir. 2013 yılında da geleceğin ulaşım çözümlerini geliştirmek için KODECO’yu kurmuştur.

2- KODECO nedir ne iş yapar?

KODECO, akıllı ve çevre dostu teknolojiler ile geleceğin akıllı ulaşım araçlarını tasarlayan ve geliştiren bir şirkettir. ECOTOUR, ECOMOD ve OTOMOD modelleri ile beraber ZOOP paylaşımlı araç sistemi üzerinde çalışmaktadır. Katıldığı birçok yarışmada tasarım ve teknoloji ödülü kazanan KODECO, kısa süre önce yollara da çıkmıştır.

ECOTOUR modeli güneş enerjisiyle çalışıyor ve tasarımıyla dikkatleri üzerine çekiyor. ECOTOUR dünyanın en prestijli temiz teknolojiler destek programında en iyi yenilenebilir enerji teknolojisi seçildi. Ödül ve destek kapsamında Amerika San Francisco’daki Silikon Vadisine davet edildi. Dört kişilik taşıma kapasitesinin yanında geniş bagaj hacmine sahiptir. Saatte 40 km/s hıza ulaşan model, 2 KW’lık motordan gücünü alıyor.

ECOMOD modeli de modüler platform sayesinde farklı araç varyasyonlarına sahip olabiliyor. 14 KW’lık güçlü motoru sayesinde saatte 90 km/s hıza ulaşabiliyor. 100 km menzile sahip mini otomobil, 500 kilograma kadar taşıma kapasitesine sahip.

OTOMOD ise diğer iki modelden farklı olarak tamamen otonom bir araç. FEV Türkiye iş birliğiyle üretilen OTOMOD, çağrılabilecek ve yolcularını kampüste istedikleri durağa sıfır emisyonla taşıyacak. Prototip çalışması devam eden OTOMOD, kısa zaman içerisinde İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsünde testlerine başlayacak.

3- ZOOP’dan da bahsedebilir misiniz? ZOOP nedir, nasıl çalışır?

ZOOP kısa mesafe ulaşım çözümü olarak geliştirilmiş, elektrikli ve güneş enerjili araçlardan oluşan mobil uygulama üzerinden kullanılan paylaşımlı sistemdir. B sınıfı ehliyet ile kullanılabiliyor. Pilot süreci boyunca şimdilik sadece İzmir Bostanlı ve Karşıyaka bölgesinde kullanılabiliyor. Test kullanıcılarından %98 olumlu geri dönüşler ile geliştirmesi devam eden ZOOP, İzmir’deki KODECO atölyelerinde geliştiriliyor.

4- KKTC’de üretilmesi planlanan Günsel ve ülkemizde üretilmesi planlanan TOGG hakkındaki görüşleriniz neler?

Günsel ve TOGG ekibiyle de tanışıyorum. İki projeyi de yakından takip ediyorum. KODECO olarak yurtdışında katıldığımız birçok fuarda TOGG ile beraber yer alıyoruz ve Gürcan Bey (TOGG, CEO) ile fikir alışverişlerinde bulunuyoruz. İki proje de yerli otomobillerimizi üretmek üzerine kurulu ve başarılı bir şekilde ilerliyorlar. KODECO üretmekten çok tasarlama ve geliştirme konusunda ön plana çıkmaya çalışıyor. Bu sebeple ileride iş birliklerimiz olabilir.

Okumaya Devam Et
Reklam
Reklam
Reklam

Haftanın Çok Okunanları