Takip Et!

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Adnan Değirmenci

/

Tekerlekli sohbetlere ZUPPIN CEO’su Adnan Değirmenci ile devam ediyoruz. Yıllardır içerisinde yer aldığı turizm sektöründe Zuppin ile yeni bir dönem başlatan Adnan Değirmenci’nin hikayesi oldukça ilham verici. Keyifli okumalar.

1- Adnan değirmenci kimdir ? Bize hikayenizden bahsedebilir misiniz?

50 yıldır otobüs işletmeciliği işiyle iştigal eden bir ailenin 2.kuşak yöneticisiyim. Aynı zamanda üniversiteyi bitirdikten sonra ailemden ayrı kendi kurduğum şirket ile yaklaşık 30 senedir turizm taşımacılık sektöründe faaliyet gösteriyorum.

Tabi bu uzun yıllar içerisinde içinde bulunduğum taşımacılık sektöründe benim ve diğer sektör meslektaşlarımızın karşılaştığı sorunların devlet nezdinde anlatılıp bir çözüme kavuşturulması gerekliliğini görüp kurduğumuz ,kurucu üyesi olduğum STK’lar oldu. Örneğin 2005 senesinde TOFED Türkiye Otobüsçüler Federasyonu, 2015 senesinde TURODER Turizm Otobüsçüler Derneği, TOBB Karayolu Yolcu Taşımacıları Sektör Meclisi ve İPRU Uluslararası yolcu Taşımacılar Birliği gibi.

Bugün hala bu STK’lar da hem başkan hem de yönetim kurulu üyeliği pozisyonlarında aktif görevler yapmaktayım. Evli ve 1 kız 1 erkek iki çocuk babasıyım.

2- Otobüs bankası ismini geride bırakarak Zuppin ismi ile devam ettiniz. Zuppin ne demek? Bize  hikayesini detaylıca anlatabilir misiniz?

OTOBÜS BANKASI domainini 2005 senesinde satın almıştım. O yıllarda, ileride teknolojik gelişmelere bağlı karayolu yolcu taşımacılığını OTOBÜS BANKASI adı altında bir araya getirme hayalim vardı. 2016 senesinde İTÜ ÇEKİRDEK Kuluçka merkezinde  PIT’S STOP adı altında düzenlenen bir panele konuşmacı olarak davet edildim. İTÜ ÇEKİRDEK’teki o pırıl pırıl genç girişimcilerle olmaktan çok keyif almıştım. Ben de bir girişimciydim fakat Büyük İstanbul Otogarında mütevazi bir şekilde kendi kendime girişimciymişim. Panelden sonra benim de bir fikrim bir projem var nasıl bu ekosistemden faydalanabilirim diye sorduğumda, İTÜ Çekirdek’ten kulakları çınlasın sevgili Kenan ÇOLPAN, Deniz TUNÇALP ve Ekrem ÖZCAN hocalarım, projenin bir sunumunu gönder bakalım dediler ve sonuçta OTOBÜS BANKASI projem kabul oldu. 2017 senesinde tam bir yıl akşam saat 17’den sonra İTÜ Çekirdek Kuluçka merkezindeki derslere giderek hem ikinci bir üniversite bitirmiş oldum hem de Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini öğrenerek  bu sistemdeki aktörlerle tanışma fırsatını buldum. Yıl sonunda yapılan geleneksel BİG BANG yarışmasında OTOBÜS BANKASI yarı finale kadar çıktı. Aslında taşımacılık sektörünü temsilen sadece bizim girişim olduğundan biz kendimizi birinci ilan etmiştik.

İTÜ ÇEKİRDEK kuluçka merkezi bir aile sıcaklığında her şeyinizle ilgileniyorlar. Bu arada Kuluçkadaki tüm girişimcilerin birinci hayali bir yatırımcı tarafından keşfedilmeyi beklemektir. Bir gün Mehmet Ercek hocam projenle ilgilenen birileri var dedi ve şu an halen ortağım olan sevgili Mustafa Bilge ve ortağı Mehmet Erkanar ile tanıştık. O günden sonra ODTÜ Yazılım Mühendisliği’nden mezun 2 tane canavar gibi ortağım oldu.

Tabii hem taşımacılık sektörünün profesyoneli hem de iki tane işinin profesyoneli yazılım mühendisi ortak olunca bir anda hedefler Türkiye’de büyümek ve ardından hızlıca global pazarlara açılma projesine döndü.

İlk önce global bir marka olabilmesi için isim üzerinde çalıştık ve sevgili Mustafa’nın önerdiği bizimde hoşumuza giden ZUPP (ZAP)markası ortaya çıktı. Bu esprili ZAP’lamak ifadesini İngilizcedeki “in” (içeride) ifadesiyle birleştirdik böylece evde TV‘de nasıl kumandadan kanal değiştiriyorsak(zap’lıyorsak) ZUPPIN’de de değişik araç tiplerine göre zap’laya biliyoruz.

ZUPPIN markası kullanıcılarımızı tek araç tipine ve sabit fiyata mahkum etmiyor. Özgürce kişi sayılarına göre büyük küçük veya mega araçları sürücülü kiralama imkanı sunuyor.

3- Gelecekte Zuppin’in hedefleri neler? Şehir içi kullanılan otomobilleri de Zuppin’de görebilecek miyiz?

Elbette Bir Türk markası olarak hedefimiz, global pazarlarda ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek ve dünyada değer olarak bir unicorn yaratmak. Bunun için ekip olarak çok heyecanlıyız ve istekliyiz.

Yaptığımız işi çok iyi biliyoruz. Hedefler koyduk ve onlara hızlıca ulaşabilmek adına kendimizi de uygulamamızı da geliştiriyoruz. Çok yakında kullanıcılarımız yeni versiyonumuzla birlikte çok farklı bir Zuppin deneyimi yaşayacaklar.

Şu an için Zuppin mobil uygulamamız üzerinden kullanıcılarımız; Mercedes Vito veya Volkswagen Caravelle tarzında 9+1 dediğimiz VIP araçlar, 16 kişilik Minibüs, 27 kişilik Midibüs veya 46+ Otobüsleri anında kiralayabilmektedir. Türkiye’deki kanunlar çerçevesinde ileride lüks otomobil segmentindeki  (S class, E Class, limuzin tarzı ) araçlara da yer vermeyi planlıyoruz.

Bunun dışında önümüzdeki yıllarda ZUPPIN üzerinden, elektrikli araçlara, hava ve deniz taksi gibi diğer geleceği planlanan ulaşım alternatiflerine de kolayca ulaşabileceksiniz.

ZUPPIN ,Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı UETDS Ulaşım Elektronik Takip ve Denetim Sistemine entegre yasal ve %100 yerli bir AKILLI YOLCULUK UYGULAMASI’dır. Türkiye’deki ulaştırma regülasyonlarına  göre çalışır. Bugün itibarıyla Türkiye’de 20 ye yakın şehir ve ilçede hizmet verebilmektedir. İnşallah 2022 yılının ikinci yarısından sonra 81 ilde hizmet verebiliyor olacağız.

Bugün Çıktığımız bu yolda, eşsiz bir iş modeli ile 100.000+ teklifimizi kullanıcılarımıza verdik.

Tam 100.000 teklif kendi tarzına ve bütçesine en uygun araçla seyahat etmek isteyen kullanıcılarımıza saniyeler içerisinde verildi. Canla başla çalışan bir ekip için bu paha biçilemez.

İşte start-up dünyasında mutluluğu ölçmek…

4- Şu anda ülkemizde taşımacılık ve turizm sektöründe birçok dernekte ve federasyonda söz hakkına sahipsiniz ve sektörü çok iyi tanıyorsunuz. Ülkemizde taşımacılık sektörü nasıl ilerliyor? Uber bu senenin başında tekrar ülkemizde aktif olmaya başladı. Dünden bugüne ülkemizdeki taşımacılık sektörünü değerlendirebilir misiniz?

Türkiye’de 2003 senesine kadar Taşımacılığın bir kanunu yoktu. Tabiri caizse herkes her işe aracıyla gidiyordu. Haksız rekabet ve kalitesiz hizmet çoğunluktaydı.19 Temmuz 2003 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde 4925 sayılı taşıma kanunu Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Amacı, Karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek, taşımacılıkta düzeni ve güvenliği sağlamaktı. Kısacası 2003’den sonra aracınla hangi tür taşımacılık yapacaksan onunla ilgili lisans almak zorundasın.

Zuppin Ulaştırma Bakanlığından D2-B2-D4-A1 lisansı almış taşımacılarla çalışmaktadır. Bu lisanslar A noktasından B noktasına transfer yapabilmeyi, okul, şirket etkinlikleri, tur operatörlerinin ve seyahat acentalarının tur, transfer ve gezilerini yaparken kullanmak zorunda oldukları araçlarda bulunması gereken belgelerdir. Yabancı uygulamalar bizim kadar regülasyonlara hakim olmadığından kanuni sıkıntılara maruz kalabiliyorlar. Bahsettiğiniz yabancı uygulama sadece sarı taksilerde kullanılıyor diye biliyorum.

Dün bu lisanslı araçlara telefon, komisyoncular veya tanıdıklar üzerinden ulaşılırken, artık mobil aplikasyonlar üzerinden direk araç sahiplerine ulaşıp aracısız kiralama yapılabilmekte.

Türkiye’de artık insanlar dilerse bu anlattığım regülasyonlara göre çalışan lisanslı araçlara ZUPPIN mobil aplikasyonu üzerinden saniyeler içerisinde ulaşıp YASAL YOLCULUK yapabiliyor.

Buna Zuppin’le dijital yolculuk başladı diyebiliriz.

5- Malumunuz elektrikli araçlar giderek yaygınlaşıyor. Bu değişim ve dönüşüm taşımacılık sektörüne sizce nasıl yansıyacak?

Elektrikli ve otonom araçlar kısa dönemde hayatımızda yer etmeye başlayacak, aslında ufaktan başladı. Özellikle çevreye duyarlı ülkeler kısa zamanda motorin yakıt kullanan araçların trafiğe çıkmalarına izin vermeyecekler. Son zamanlardaki teknolojik gelişmelerde elektrikli kamyon, otobüs ve minibüslerin öncelikli geliştirme ve deneme haberlerini sıkça görmeye başladık.

Türkiye’de bu teknolojik ataklara siha’larda, iha’larda ve TOGG yerli araç üretimimizle ilgili gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türkiye’nin %100 yerli ve yasal şirketi Zuppin olarak davet edildiğimizde elektrikli ve otonom araçların ülkemizde geliştirilmesine, yönetilmesine katkı vermeye, projelerin içinde olmaya hazırız.

Ayrıca Turizm’in başkenti mega şehir İstanbul’umuzun hem turizm araçlarının hem de taksilerinin bir aplikasyon üzerinden yönetilmesi konusunda altyapımızın hazır olduğunu ve destek vermeye hazır olduğumuzu da belirtmek isterim.

Teknoloji çok hızlı gelişen ve tüketilen bir şey. Ülkemizin yöneticileri, yeni girişimcileri ve girişimlerini dinleyerek hızlıca regülasyonları düzenlemeliler. Ülkemizdeki cevher girişimleri yurt dışına kaçırıp ülkemizi hizmet ithal eden değil aksine hizmet ihraç eden bir ülke haline getirmeliyiz. Kalkınma güçlü ekonomiyle olur.

6- Son olarak da sizin gözünüzden dijitaltekerlek.com’u görmek isteriz. Birkaç cümle ile bizi bize anlatabilir misiniz?

Öncelikle Dijital Tekerlek isminizi çok sevdim. Geleceğin araçlarla ilgili teknoloji dergisi siz olacaksınız gibime geliyor. Çok güzel içerikler hazırlıyorsunuz. Aslında yakın gelecekte otonom araçlara dijital tekerlekli araçlar diyebiliriz.

Zuppin olarak şuan Karayolu üzerinde hareket eden lastik tekerlekli araçları yönetiyoruz. Fakat yakın gelecekte dijital tekerlekli otonom araçlarla da  insanları buluşturmak için çalışıyoruz.

Dijital yolculuğumuzda bizleri takip etmeye devam edin.

Dijital Tekerlek okurları için hikayesini, ülkemizdeki taşımacılık sektörünü ve Zuppin girişimini anlatan Adnan Değirmenci’ye tüm okuyucularımız adına teşekkür ederiz.

Zuppin website
Zuppin App Store’dan indirin
Zuppin Play Store’dan indirin
Zuppin Instagram
Zuppin LinkedIn
Adnan Değirmenci LinkedIn

Merhabalar sevgili dijitaltekerlek.com okurları, mekanik, motor, elektrik ve fiziğe küçüklüğümden beri hep bir merakım olmuştur. Gerek otomobil, gerek uçak gerekse motorsiklet bütün bu ilgi alanlarımın birleştiği bir dünyaydı. Dijital Tekerlek bütün bu ilgi alanlarımın birleştiği bir platform. Umarım sizlere en hızlı ve güncel haberleri ulaştırabilirim. Takipte kalın :)E-posta: [email protected]

Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Koray Tüzmen

Published

on

Tekerlekli sohbetlerin on birinci konuğu Honda Türkiye Kurumsal İletişim Müdür Yardımcısı Koray TÜZMEN. Gençlere tavsiyeleri ve Honda’nın ülkemizdeki çalışmalarını keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Koray Tüzmen kimdir? Bize hikayenizden bahseder misiniz?

İstanbul Kültür Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden 2005 yılında mezun oldum. Ardından yine 2005 yılında Erasmus Programı ile Almanya Trier Üniversitesi’nde 1 yıl Siyasi Bilimler bölümünde eğitim gördüm. İş hayatıma 2005 yılının sonunda Tek Lojistik’te Operasyon Yöneticisi olarak başladım. 2007 yılında ise Honda Türkiye’de İnsan Kaynakları Uzmanı ve Eğitim Sorumlusu olarak göreve başladım. Honda Türkiye’de sırasıyla İdari İşler, Pazarlama ve Kurumsal İletişim Şefi olarak çalıştım. 2019 yılından bu yana da Honda Türkiye’de Kurumsal İletişim Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktayım. Evliyim ve iki erkek çocuk babasıyım.

Uzun zamandır Honda Türkiye’de çalışıyorsunuz. Dünden bugüne Honda Türkiye’de neler yaşandı? Ne gibi değişiklikler oldu? Kısaca bahsedebilir misiniz?

Geliştirdiği teknolojiler, insan hayatını kolaylaştıran mobilite ürünleri ve yaptığı yatırımlar ile yaklaşık 80 yıldır tüm dünyada varlığını sürdüren Honda’nın Avrupa´da yatırım yaptığı iki otomobil üretim ve dağıtım tesisinden biri Türkiye’deki fabrikaydı. Gebze Şekerpınar’daki Honda Türkiye fabrikasında 1997 yılından bu yana binek otomobil üretimi, dağıtımı ve ihracatı gerçekleştiriliyordu. 2019 yılında otomotiv alanında yaşanan gelişmeler ve bu gelişmelere uygun yeni bir elektrifikasyon stratejisi kapsamında Honda, üretim ağını küresel ölçekte yeniden yapılandıracağını ve bu doğrultuda da Türkiye’deki fabrikasındaki üretimini sonlandıracağını açıkladı. Bu global karar doğrultusunda 2021 Eylül ayında üretim sonlandırılmış olsa da Honda Türkiye olarak ürün gamımızı güçlendirmeye ve Türkiye pazarındaki varlığımızı artırarak yolumuza devam ediyoruz. Honda Türkiye; satış, satış sonrası ve parça operasyonları ile müşteri memnuniyetini artırarak hizmetini sürdürüyor.  

Yıllarca ülkemizde aktif olarak hizmet veren Honda Şekerpınar fabrikası başka bir üreticiye devredilecek. Bu durum Honda’nın Türkiye’deki pazarını etkileyecek mi?

Honda Türkiye’nin Mart 2021’de yaptığı açıklama kapsamında; üretim tesisinin HABAŞ Topluluğuna devredildiği açıklanmıştı. Bu durumun, Honda’nın Türkiye otomotiv pazarındaki satışlarına ve pazar payına herhangi bir olumsuz etkisi olmadı. Sizin de bildiğiniz gibi otomotiv pazarı son zamanların en hareketli zamanlarını yaşıyor. Bu kapsamda da Honda Türkiye olarak pazardaki konumumuzu korumaya, ürün gamımız güçlendirmeye ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik bayi yatırımları yapmaya devam etmeyi hedefliyoruz.

Honda-e gibi tamamen elektrikli modeller yurt dışında oldukça ilgi gördü. Ülkemizde de elektrikli Honda modellerini görebilecek miyiz? Honda Türkiye’nin elektrikli geleceğe bakışı nasıl?

Honda, 2021 yılında Türkiye’deki varlığını satışa sunduğu yeni modelleri ile çok daha güçlendirdi ve ‘Elektrikli Vizyon’ stratejisine yönelik çalışmalarını da hızlandırdı. Bildiğiniz üzere Honda, Ekim 2019’da Amsterdam’da gerçekleştirdiği basın toplantısında ‘Elektrikli Vizyon’ stratejisi ile birlikte ‘e:Technology’ markasını da duyurmuştu. Ayrıca 3 yıl içerisinde 6 yeni elektrikli güç aktarım organlarına sahip modelini de piyasaya süreceğini belirtmişti.  

Türkiye’de de elektrifikasyona geçişin ilk adımını Temmuz 2019’da satışa çıkardığı CR-V Hybrid modeli ile birlikte yaptı. CR-V Hybrid modelinden sonra 2021 yılında Jazz e:HEV olarak adlandırılan Jazz’ı yeni hibrit motoru ile Türkiye’de satışa sundu. Jazz Hybrid, ilk kez e:HEV logosu ile satışa sunulan Honda modeli olmasıyla öne çıktı. Bununla birlikte zamanlaması tam olarak belli olmayan 4 yeni elektrik ve hibrit aktarma organlarına sahip (e:HEV) modelin daha lansmanı Avrupa ile birlikte Türkiye’de de 2023 yılına kadar gerçekleştirilmesi planlanıyor. Tıpkı Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de elektrikli ve hibrit modellerimizi satışa sunmaya büyük önem veriyoruz.

Ülkemizde üretilmesi planlanan yerli otomobilimiz TOGG hakkındaki görüşleriniz neler?

Herkes gibi ben de yerli otomobilimiz TOGG’un piyasaya çıkmasını heyecanla bekliyorum. Türkiye olarak yerli bir otomobil üretmenin büyük önem taşıdığını ve otomotiv pazarının dinamiklerini yakından etkileyeceğini düşünüyorum.

Güçlü bir kariyeriniz var. Otomotiv sektörüne gönlünü veren ve sizin yolunuzdan ilerlemek isteyen gençlere ve genç profesyonellere tavsiyeleriniz neler?

Öncelikle tüm gençlere çalışmak istedikleri sektörleri iyi araştırmalarını ve detaylı bilgi edinmelerini öneririm. Her sektörde olduğu gibi otomotiv sektöründe de farklı iş kolları mevcut. Otomotiv sektöründe hangi alanda ilerlemek istediklerini de detaylı bilgi edinerek ve farklı birimlerde görev alarak belirlemeleri önemli. Otomotiv sektörü her zaman bulunduğu çağa ayak uyduran ve teknolojik gelişmelerle üretim yöntemlerini değiştiren bir sektör. Şu anda sistem yavaş yavaş geleneksel yöntemlerden çıkarak alternatif yakıtlı elektrikli motorlara, uzaktan bağlantılı araçlara, otonom araçların trafiğe çıkacağı bir geleceğe doğru ilerliyor. Dijital dünyanın ileride tamamen otomotivle birleşeceği öngörülüyor. Bu kapsamda değerlendirildiğinde yolun başındaki genç arkadaşlarımızın da geleneksel yöntemlere bağlı kalmayıp kendilerini sürekli güncellemelerini ve bu gelişmeleri takip edip gelecek planlarını bu doğrultuda oluşturmalarını tavsiye ederim.

Son olarak da sizin gözünüzden dijitaltekerlek.com’u görmek isteriz. Birkaç cümle ile bizi bize anlatabilir misiniz?

Sektörün en genç ve dinamik yayınlarından biri olan platformunuzun ilgi çekici içerikler ve objektif yayın anlayışı ile çalışmalarını sürdürdüğünü takip ediyorum. Sektöre yeni bir soluk getireceğinize inanıyorum, başarılarınızın artarak devam edeceği bir yayın hayatı diliyorum.

Okumaya Devam Et

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Mesut Bıyık

Published

on

Tekerlekli sohbetlerin onuncu konuğu bize yıllarca her türlü ortamdan otomobili anlatan, bizlere otomobili sevdiren kişi: Mesut BIYIK. Hikayesini, otomobillere bakış açısını ve gündem yorumunu keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Mesut Bıyık kimdir? Bize hikayenizden bahseder misiniz?

Bir memur çocuğu olarak Anadolu’nun tam göbeği olan Kırşehir’de doğdum. Orta öğrenimimi doğduğum yerde, üniversiteyi Ankara’da okuduktan sonra gazeteciliğe, okumaya yazma hevesli biri olarak basının merkezi İstanbul’a geldim. Önce politika ve gündem muhabiri olarak, sonrasında benim için bir tutku olan otomobil yazarak; bir zamanlar, hem televizyonda hem kendi yayınladığım dergide hem gazetede otomobil ve seyahat yazılarını aynı zamanda yaparak bugünlere kadar geldik. Şimdi de çağın yeni nesil medyası sosyal hesaplarımda yine aynı tutku ve dikkatle otomobil yorumlamaya devam ediyorum.

20 yıldan uzun bir süredir otomotiv gazeteciliği yapıyorsunuz. Otomobil sektörünün gidişatını birkaç cümle ile değerlendirebilir misiniz?

Otomobil için ben dünyayı değiştiren makine diyorum. Çünkü gerçekten 136 yıl önce Karl Benz’in yaptığı ilk otomobil dünyanın baştan sona değişmesinin işaret fişeği olmuş. Ulaşım formu değişince ticaret de ekonomi de hızla değişmiş. Otomobil, bana kalırsa tekerleğin icadından sonraki en büyük teknolojik değişim.

Dünyayı değiştiren makine şimdi kendisi de büyük bir değişimin içine girdi. 136 yıldır benzinle ve sonralarda dizelle ilerleyen otomobiller, artık bu büyük besin kaynağını tamamen terk etmeye hazırlanıyor. Bu çok önemli bir değişim. Otomobilin bulunması ne kadar büyük bir başlangıçsa yeni dönem de o kadar önemli bir devrim. Otomobilin yeni dünyası sadece bir taşıt aracından ibaret olmayacak, birbirleriyle iletişim kurabilen, acil çağrı sistemine kolayca ulaşabilen, uydudan internete tüm yeni teknolojilerle sürekli bağlı kalabilen çok büyük bir ekosisteme dönüşecek. Hatta dönüşmeye başladı bile. Bu yeni dönem pek çok yeni oyuncunun doğmasına, yeni markanın yaratılmasına ev sahipliği yaparken, belki pek çok köklü markaya da mezar olacak.

Üretilmesi planlanan yerli otomobilimiz TOGG hakkındaki görüşleriniz neler?

Yerli otomobil markamız da yukarıda bahsettiğim dünyaya doğacağı için çok şanslı. En yakından takip eden bir otomobil gazetecisi olarak, şu anda çok iyi yönetildiğine ve çok iyi hedefler konduğuna şahidim. Önemli bir başarı yakalayacak. Çok doğru insanlar seçildi ve şu ana kadar hiç hata yapılmadı. Ben sonuna kadar güveniyorum. Türkiye için önemi çok büyük.

İster yüzde yüz yerli parçalardan olsun, isterse tedariğin tamamı başka ülkelerden sağlansın, önemli olan patronun biz olmamız.

Örneğin Ford Otosan, motorundan şanzımanına her şeyini kendisinin geliştirip ürettiği, %90 yerli bir çekici kamyon üretiyor. Uluslararası Yılın Kamyonu ödülünü de aldı. Her şeyini biz yapmamıza, Türk mühendislerinin zekası, birikimi ve emeğiyle ortaya çıkmasına rağmen tam olarak bizim diyemiyoruz, çünkü patron Ford. Bu bakımdan TOGG, ülkemiz için çok önemli ve stratejik.

Otomobil editörü olmak isteyen genç arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Otomobil yazmak yorumlamak diğer alanlara benzemiyor, aşırı teknik bilgiye sahip olmanız gerektiği gibi, aynı zamanda tasarımdan, kaliteden, hatta matematikten anlamanız gerekiyor. Ben 34 yıldır gazetecilik ve 22 yıldır otomobil yorumculuğu yaptığım halde her gün yeni bir şey öğreniyorum, öğrenmeye de devam edeceğim. Bu işte ben tamamım, oldum yok. Ne kadar usta olursanız olun, çıraklığınız devam etmek zorunda. Otomobilden anlamaları ve sevmeleri gerekiyor tabii ama sadece otomobil sevmek yetmiyor, eğer öğrendiklerini insanlarla paylaşmak ve takdir görmek istiyorlarsa insanları da anlayıp sevmeleri gerekiyor ki, onların ne istediğini bilsinler ve o isteklere cevap sunsunlar.

Kullanmaktan en çok keyif aldığınız otomobil hangisi?

Bir otomobil yorumcusunun yüzlerce yeni modeli ilk test eden kişilerden biri olmak gibi bir şansı var, hatta lüksü var. Ama bunca otomobili test etmenin getirdiği de bir yük var. Her otomobile eşit mesafede durup, artılarını eksilerini görmemiz gerekiyor. Bu yüzden biz otomobil yorumcuları otomobil kavramına aşığızdır ama bir tek modele, tek bir otomobile tutkulu olamıyoruz.

Her türlü otomobilin direksiyonuna artısını ve eksisini görmek için oturduğumuzdan ve “şunun direksiyonuna bir oturabilsem” gibi bir hayal kurmamıza gerek kalmadığından o kalbimizdeki otomobil diye bir şey de olmuyor maalesef. Ama çok severek kullandığım birkaç otomobil sayabilirim. Mesela Mazda RX-8, ondan aldığım sürüş zevkini, çok daha lüks supersportlardan almadım. Yine Mazda MX-5 ile Sibirya’da donmuş göl üzerinde yaptığımız ve üçüncülük kupasıyla döndüğüm yarışı unutamam. Ve İspanya’da Granada yakınlarındaki pistte sürdüğüm Mitsubishi Lancer EVO X, yine Mustang Shelby GT500 ve son kullandığım Porsche Taycan. Bunlar aklımda kalanlar. Benim için güç ve lüksten öte, otomobilin yolda verdiği sürüş zevki çok daha önemli. Mesela Daihatsu’nun küçük roadsteri Copen ve Citroen C2’den de çok zevk almıştım.

Son olarak da sizin gözünüzden dijitaltekerlek.com’u görmek isteriz. Birkaç cümle ile bizi bize anlatabilir misiniz?

Bir kere isminizi çok beğendim. Tekerlek gibi ilkel çağları çağrıştıran bir kelime ile dijitali birleştirip bir isim tamlamak çok başarılı. Sitenizin görsel olarak tasarımı ve dolu dolu oluşu da güzel. Günceli kaçırmıyor ve zamanında paylaşıyorsunuz ama hayatının büyük kısmı artı ve eksileri yorumlamakla geçmiş biri olarak bir eksiğinizi de izin verin söyleyeyim, sosyal medyada daha etkin olmalısınız. İlginiz için teşekkür ediyorum.

Okumaya Devam Et

Tekerlekli Sohbetler

Tekerlekli Sohbetler: Alper Karaer

Published

on

Tekerlekli sohbetlerin on birinci konuğu VavaCars’ın Pazarlama Direktörü Alper KARAER. VavaCars’ı ve Alper Karaer’in başarılı hayat öyküsünü keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

1) Alper KARAER kimdir, hikayenizden bahseder misiniz?

Alper Karaer evli 2 kız çocuğu babası, oyun oynamayı ve sporu seven tutkulu bir pazarlama profesyoneli. Ankara’da doğdum, büyüdüm. Eğitim hayatımı Fen lisesi ve ardından Bilkent Üniversitesi’nde tamamladım. Mezun olur olmaz iş hayatına atıldım. Neredeyse tüm bireyleri devlet memuru olan bir aileden gelen birisi olarak özel sektörde çalışmaya başlamam istisna oldu. Yönetim danışmanlığı şirketlerinde başladığım çalışma hayatımda Türkiye, Avrupa ve Körfez Ülkelerinde yürütülen projelerde çalıştım. Ulusal ve uluslararası yatırımlarda danışmanlıklar ve yöneticilikler yaptıktan sonra VavaCars ile yeni ve güçlü bir oluşumun içerisine girdim.

2) VavaCars’a geçmeden önce kariyerinizin basamaklarını öğrenmek isteriz. Gençlere sizinle beraber çalışabilmeleri için nasıl tavsiyeleriniz olur?

Zaman içerisinde stratejiden pazarlamaya doğru adım adım kayan bir kariyer yolum oldu. Danışmanlık kariyerimin ardından sırasıyla Türk Telekom, yönetici ortağı olduğum BlueCap yatırım fonu, Millenicom derken şu anda da VavaCars’ta Pazarlama Direktörü olarak iş hayatıma devam ediyorum.

Gençler için kariyerlerinin ilk yıllarında iş tercihlerinde kesinlikle önceliği öğrenme ve gelişim fırsatına vermelerini tavsiye ederim. Bununla beraber deneme ve yanılmaktan çekinmemeleri gerekiyor. Kariyerinin başında hızlı iş değişiklikleri yapmak gayet doğal. Kendilerine uygun olmadıklarını düşündükleri işleri ilk yıllarda hızla değiştirip doğru kariyer yolunu hızlı bulmaları önemli.

İşini tutkuyla yapan çalıştığı şirketi kendi şirketi gibi görenlerin hep başarılı olduğunu gördüm. Bu nedenle çalışmayı en çok sevdiğim iş arkadaşlarım bu özellikleri sergileyenler oldular.

Geleceğe şekil verecek iş alanları ve sektörleri anlamak kritik. Bazı sektörler, iş modelleri ve işler zamanla ölmeye mahkumken bazıları hızla yükseliyor. Yükselen sektörlerde bazen ilgili işin gereksinimleri çok yeni tanımlanmış olabiliyor. Bu yüzden uzun yıllar tecrübesi olan birisiyle az tecrübesi olan birisi eşit şartlarda rekabet eder duruma gelebiliyor. Örneğin dijital pazarlama böyle bir alan. Göreceli olarak geleneksel pazarlamaya göre çok daha yeni olduğundan 30 yıllık tecrübeli bir çalışan ile 5 yıllık tecrübeli bir çalışan bu alanda eşit bilgiye sahip olabiliyor. Bu nedenle gençler için yeni oluşan iş alanlarına girmek rekabetçi avantaj sağlayacaktır.

3) Okuyucularımız için VavaCars’ı kısaca anlatabilir misiniz?

VavaCars ikinci el araç alım satımında herkesin gönül rahatlığıyla güven duyarak ve kolayca alışveriş yapabilmesini sağlayabilme misyonuyla yola çıktı. Araç alıp satmak birçok kişi için büyük bir stres faktörü. Bu işin bu kadar zor olmaması gerektiğine inanan bir şirket olarak bu süreci herkes için kolaylaştırmayı amaç ediniyoruz. Aracınızı sabah 8:00’da uyanıp satmaya karar verdiğinizde öğlen saatine gelmeden önce paranın nakit olarak hesabınıza yatmasını sağlayan yenilikçi bir iş modelimiz var. Web sitemiz üzerinden aracınızın bilgilerini bir dakikada girerek ön değerleme alıyorsunuz. Size en yakın müşteri merkezimizden randevu alıp aracınızı ekspertize getiriyorsunuz. Siz çayınızı yudumlarken biz de aracınızı şeffaf cam duvarın ardında inceliyoruz. Hemen orada da nihai son teklifimizi sunuyoruz. Teklifi kabul ederseniz notere beraberce gidip işlemleri yapıp parayı da hemen hesabınızı yatırıyoruz. Tabi işimiz sadece araç almakla sınırlı değil. Bu araçlarımızı sayfamızda listeleyerek satışa sunuyoruz. Ekspertiz garantili, 14 gün iade hakkı sunulan ve ayrıca 3 ay/5000KM garantili araçları oturduğunuz yerde 1 tıklamayla alabiliyorsunuz. Aldığınız araç da adresinize kadar ücretsiz teslim ediliyor. İnternetten kıyafet alırcasına araç alabilmek kesinlikle bu sektörde büyük bir devrim oldu. Ben aracı görmeden içine oturmadan almam diyenler muhakkak olacaktır. Bu noktada birçok müşterimiz sayfamızı ve güven sağlayan garanti koşullarımızı öğrenince gönül rahatlığıyla bizden online olarak araç alıyorlar. Sayfamızda müşterilerin kendilerinin çıplak gözle fark edemeyeceği en ince detayları bile gösterdiğimiz için bu şeffaf yaklaşım güven yaratıyor. Tabi ki VavaCars’ın güven veren kurumsal kimliği ve sunduğumuz 14 gün iade imkanı da müşterilerin kolaylıkla karar verebilmesini sağlıyor.

VavaCars olarak misyonumuza uygun olarak ikinci el otomotiv sektöründe değişim ve dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz.

4) Gelecekte ulaşım araçlarının birçoğunun kiralık olacağı yönünde araştırma raporları yayınlanıyor sürekli. Ülkemizde de dakikalık otomobil kiralama sistemi yaygınlaşmaya başladı. VavaCars’ın Türkiye için gelecek planlarında neler yer alıyor?

Biz 2. el otomobilde demokratikleşmeye ve herkesin ikinci el araçlara en kolay şekilde erişim imkanı olması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda önceliğimiz 2021 yılında devreye aldığımız online 2. el araç satış işimizi büyütmek olacaktır. Çok yeni bir iş modeli olması nedeniyle her gün yeni şeyler öğreniyor ve her gün hizmet kalitemizi bir adım daha iyileştiriyoruz. Bununla beraber müşterilerimizin ikinci el araçlara daha kolay ulaşabilmesi adına kredi çözümleri ve farklı katma değerli hizmetleri de önümüzdeki dönemde hizmet portföyümüze katmayı planlıyoruz.

5) Elektrikli otomobil geleceği de kaçınılmaz gibi görünüyor? VavaCars’ın elektrikli otomobiller için çalışmaları da bulunuyor mu?

Elektrikli otomobillerin de artmasıyla beraber doğal olarak bizim de araç satış portföyümüzde zamanla elektrikli araçların payı artacaktır. Bu noktada elektrikli araçların ikinci eldeki alım ve satımında da öncü rol üstlenmeye devam ediyor olacağız.

6) Son olarak da sizin gözünüzden dijitaltekerlek.com’u görmek isteriz. Birkaç cümle ile bizi bize anlatabilir misiniz?

“Tekerleği olan bütün araçlardan haberdar olabileceğiniz bir haber platformu” tanımınız bile aslında sizin hakkınızda çokça şey söylüyor. Hayatı ve sektörü geniş bir perspektiften gören, yaptığı işi severek ve belli ki eğlenerek yapan, yenilikçi projeleriyle fark yaratan, vizyoner bir oluşum olarak sayfanızda yer almaktan ve sizinle tanışmaktan mutluluk duydum.

Okumaya Devam Et
Reklam
Reklam
Reklam

Haftanın Çok Okunanları