Takip Et!

Dört Tekerlek

Nissan Marka Hikayesi

Japon otomobil üreticisi Nissan ne zaman, kim tarafından kuruldu?

/

Çok uluslu Japonya merkezli otomotiv şirketi Nissan tarafının geçmişi ve kuruluş hikayesi bizlerle. Detaylara gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Kaishinsha Motorcar Works şirketi üç ortak; Kenjiro Den, Rokuro Aoyama ve Meitaro Takeuchi tarafından 1910 yılında kuruldu. Kurulan şirketin DAT isimli ilk otomobili ise 1914 yılında üretildi. Bununla birlikte DAT ismi üç ortağın soy isimlerinin baş harflerinin birleşmesiyle ortaya çıkmıştır.

1925 yılına geldiğimizde şirketin ismi DAT Motorcar Co. olarak güncellenir. Bu güncellemenin hemen ardından 1926 yılında ise Jitsuyo Jidosha Company ile birleşime gidilerek; Osaka merkezli DAT Manufacturing Co. Ltd. şirketi kurulur. 1930 yılında Birleşik Krallık menşeili Austin ile yapılan işbirliği ile otomobil ve motor dizaynlarının geliştirilmesi noktasında birlikte çalışmalar gerçekleştirilir.

1931 yılında DAT’ın oğlu anlamına gelen ilk DATSON modeli üretilir. İsim global olarak oldukça güzel görünse de, SON kelimesi Japonca’da kayıp anlamına geldiği için SUN takısı ile değiştirilir. Bununla birlikte 1933 yılında Yokohama’ya taşınan şirket, aynı süreç içerisinde Jidosha-Seizo co. adını alır.

Nissan doğuyor

1934 yılında Jidosha-Seizo co. ve Nihon Sangyo Co.ltd. birleşimi ile Ni-san ismine karar verilir. Bununla birlikte 1 Haziran 1934 tarihinde şirketin ismi Nissan Motor Co. Ltd. olarak güncellenir. Nis san lügat içerisinde Dürüst samuray anlamına gelirken; sözcüğün alt metni “görevi, verilen emaneti ve görevi canının son noktasına kadar korumak ve güvenliği sağlamadan can vermemek.” şeklindedir. Bu nedenle Nissan tarafından üretilen modeller daha uzun ömürlü motora ve şasi yapısına sahiptir.

Prince Motor Company ile 1966 yılında yapılan birleşim ile Skyline ve Gloria isimleri Nissan markası altına alınır. Bununla birlikte Nissan 1989 yılında Amerikan pazarı için Infiniti adı altında yeni bir lüks marka tanıtımını gerçekleştirir. Amerikan pazarında 1992 yılında 2 milyonuncu otomobilin satan Nissan, Ford tarafı ile birlikte çalışarak ilk MPV sınıfındaki modeli olan Nissan Quest’i üretir.

Elbette yıllar boyunca yaşanan ortaklıklar ve işbirlikleri ile yollar Avrupa’ya da dönecektir. 1990’lı yıllarda yaşanan düştüğü finansal krizden kurtulmak adına marka; 26 Mart 1999 yılında Fransız otomobil üreticisi Renault ile bir güç birliği anlaşması imzalanır. Bu anlaşma ile Nissan Japon, Renault ise Fransız marka olarak kalmıştır, ancak Renault-Nissan adında fabrikalar kurulup ortak gelişim sağlanmıştır.. Bu sayede Renault-Nissan adlı şirketler topluluğu satışlarını iki marka adına yapılmıştır. Bu işbirliğinin en büyük meyvesi olarak görülen DCI motorlar Renault-Nissan’ın ortak ürünü olmuştur. Bununla birlikte her iki markada da DCI motorlar farklı modellerde kullanılmıştır. 1999 yılında başlayan bu işbirliği günümüzde Renault-Nissan-Mitsubishi olarak devam etmektedir.

1999 yılında yapılan işbirliği ile birlikte uzun dönemde büyümeyi, operasyon maliyetlerini ve şirket borcunu azaltarak sağlamayı planlayan marka; 1999-2002 yılları arasında 3 yıllık bir plan geliştirmiştir.

Giderleri ve borcun azaltılmasına yönelik oluşturulan planın ardından 2002-2005 yılları arasında sürekli ve karlı büyümeyi hedefleyen “180 Planı” duyurulmuştur. Bu planın açılımı; %40 satış hacmini büyütme amaçlı 1 milyon ek satış, %8 operasyonel karlılık ve sıfır otomotiv borcu olarak tanımlanmıştır.

Amblemin anlamı

Nissan tarafının amblemi geçtiğimiz aylarda güncellenmişti. Ancak bu güncelleme ile eski amblemlerin anlamına sadık kalındığını belirtmek gerekiyor. Japon otomobil üreticisinin amblemi dürüstlüğü ve samimiyeti sembolize ediyor. Daire içine yazılan “Nissan”, güneşin doğuşu ile Japon bayrağındaki beyaz zemin içindeki kırmızı noktadan esinleniyor.

“Porsche Marka Hikayesi”

Merhabalar sevgili dijitaltekerlek.com okurları. Tekerlekli araçlara olan ilgi ve sevgimi dijitaltekerlek.com üzerinden elimden geldiğince sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Sağlıkla kalın.

Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Dört Tekerlek

BMW XM hibrit kurulumu ile yollara çıkmaya hazır

BMW XM resmi olarak tanıtıldı.

Published

on

BMW M1 modelinden bu yana üretilen ilk orijinal M otomobili olma unvanına sahip BMW XM, M tarihinin de ilk M HYBRID motorunu kullanacak. Modelin detaylarına gelin birlikte haberimizde göz atalım.

BMW XM teknik özellikleri

Birden fazla M otomobili ve motorunun üretimine ev sahipliği yapmış BMW Group’un Amerika’daki Spartanburg Fabrikası’nda 2023’ün ilk çeyreğinde üretimine başlanacak olan BMW XM, plug-in hybrid elektrik motoruna eşlik eden 4.4 litre hacminde, V8 silindirli, M TwinPower Turbo beslemeli içten yanmalı motora sahip. M ruhunu yansıtan yüksek devir çevirme karakteriyle fark yaratan BMW XM, M HYBRID motor teknolojisi ve 8 ileri M Steptronic şanzımanıyla 0’dan 100 km/s hıza sadece 4.3 saniyede ulaşıyor. Tamamen elektrikle 82-88 km gidebilen ve 140 km/s hıza kadar emisyonsuz bir sürüş sunan BMW XM, karma olarak 1.5-1.6 lt/100 km yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor.

BMW XM kabininde sunduğu benzersiz konfor ve üstün sürüş keyfini M’e özel geliştirilmiş altyapısından alıyor. Otomobilin bulunduğu segment ötesinde bir tecrübe sunan bu teknoloji sürücülerin M Setup menüsünü kullanarak kendi sürüş karakterine göre ayar yapmasına da imkan tanıyor.

Teknik detaylar

BMW XM kompakt tasarımlı yüksek voltajlı lityum iyon batarya paketlerini gövdesinin altında taşıyor. Böylelikle yere yakın ağırlık merkezi ile BMW XM performanslı sürüş esnasında maksimum dinamizmi kullanıcısına yansıtarak BMW sürüş keyfini daha önce tecrübe edilmemiş bir seviyeye çıkarmayı başarıyor.

Ayrıca BMW XM’de şasi, direksiyon, fren sistemi, M xDrive ve enerji geri kazanım ayarlarına doğrudan erişim adına tasarlanmış M otomobillerine özel işletim konsepti yer alıyor. Direksiyonda yer alan iki farklı M düğmesi, sürücü tarafından oluşturulan sürüş profillerine doğrudan ulaşımı sağlıyor. Bu düğme sayesinde ekran içeriği ve sürücü yardım sistemleri de dilenildiği gibi konfigüre edilebiliyor.

M otomobilleri için M mühendisleri tarafından özel olarak geliştirilmiş çekişi, çevikliği ve yön dengesini en üst düzeye çıkaran M xDrive dört tekerlekten çekiş sistemi, M Setup menüsünden seçilebilen 4WD Sand da dahil olmak üzere üç farklı modu bir arada sunuyor.

BMW XM’de standart sunulan adaptif M süspansiyonlar, elektrikli olarak kabin içinden sürüş koşuluna göre kontrol edilebilirken aktif stabilizasyonu da beraberinde getiriyor.

Sürüş destek sistemleri

BMW XM, bugüne kadar üretilen M otomobilleri arasında en geniş otomatik sürüş ve park sistemine sahip model olarak öne çıkıyor. BMW XM’de, içerisinde Geri Sürüş Asistanı ve otomobilin çevresini park alanında 3 boyutlu gösterme imkanı sunan Park Asistan Plus donanımına ek olarak; Ön Çarpışma Uyarısı, Direksiyon ve Şerit Kontrol Asistanı, Dur&Kalk Fonksiyonlu Aktif Cruise Kontrol gibi gelişmiş özellikleri içeren Sürüş Asistanı Professional donanımı da standart olarak sunuluyor.

50 Yıllık Geçmişe Yakışır İlk Hibrit Motor: BMW M HYBRID

Yeni geliştirilmiş 4.4 litrelik, V8 silindirli, TwinPower Turbo beslemeli içten yanmalı geleneksel motor 489 beygir güç üretirken, 8 ileri M Steptronic şanzımana monte edilmiş elektrik motoru 197 beygir güç çıkışına sahip. M tarihinde bir ilk olan M HYBRID ünite böylelikle toplamda 653 beygir ve 800 Nm’ye ulaşan bir güç çıkışı elde ediyor. Motorlar arasında akıllıca yönetilen güç etkileşimi ile tüm sürüş modlarında M departmanına layık bir performansın ortaya çıkması sağlanıyor.

İlk hareket anından itibaren hissedilen elektrik ve içten yanmalı motorun açığa çıkarttığı gücün kombinasyonu sayesinde BMW XM 0-100 km/s hızlanmasını sadece 4.3 saniyede tamamlıyor. Bu esnada sekiz silindirli bir motor için nadir görülen duygusal çekiciliğe sahip enerji yüklü bir film müziği BMW XM’e eşlik ediyor.

İlk defa bir M otomobilinde kullanılan asimetrik şekilli egzozlar, elektronik olarak kontrol edilebiliyor.

2023’ün son çeyreğinde BMW XM’in ürün gamında yerini alması planlanan BMW XM LABEL RED ise bu serinin en güçlüsü olacak. BMW XM LABEL RED toplamda ürettiği 748 beygir güç ve maksimum 1000 Nm’ye varan tork değeriyle SAV segmentindeki dengeleri değiştiriyor.

BMW XM tasarımı

BMW’nin yeni tasarım anlayışıyla şekillenen BMW XM, SAV formlarındaki kaslı gövdesi, sportif silüeti ve çarpıcı arka tasarımıyla gelecekten izler taşıyor.

BMW’nin lüks segmentteki modellerinde kullanılan iki ayrı üniteye ayrılmış farları ve aydınlatmalı dev BMW böbrek ızgaraları BMW XM’in lüks ve çarpıcı duruşunu destekliyor.

Uzun aks aralığı, güçlü oranlar ve modele özgü tasarlanmış 21 inç boyutundaki jantlar otomobilin yan profildeki güçlü görünümünü desteklerken hafif alaşımlı, M departmanı imzalı 23 inç jantlar ise BMW XM’i hem sürüş hem de görünüm bakımından benzersiz bir seviyeye çıkarıyor.

Dikey tasarımlı, M çift çıkış egzozlar, alışılmışın dışında tasarlanmış maksimum aerodinamiğe uygun rüzgarlık ve dik arka cam BMW XM’in arka görünümünü oluşturuyor. LED teknolojisine sahip arka farlarının heykelsi tasarımı ise otomobilin güçlü duruşuna gönderme yapıyor.

İç yaşam alanı

Üç boyutlu prizma yapısına ve göz alıcı aydınlatmaya sahip tavan döşemesi BMW XM’in içindeki atmosferi tamamen farklı bir noktaya taşıyor. Yeni Vintage Deri ile kaplı gösterge ve kapı panelleri için dört farklı donanım çeşidi sunuluyor.

BMW XM, M modellerine özgü BMW Kavisli Ekran (Curved Screen) ile vites değiştirme ışığı dahil tüm sürüşle ilgili detayları 12.3 inç boyutundaki yeni grafiklere sahip gösterge ekranıyla sürücüsüne yansıtıyor. Araç kurulumu ve lastik durumu gibi M otomobillerine özel widgetlar ise 14.9 inç büyüklüğündeki multimedya ekrandan görülüyor.

BMW XM, BMW Operating System 8 ile birlikte geliyor. M otomobillerine özgü bilgilerin de yer aldığı Head-Up Display, BMW Personal Asistant ve BMW Curved Screen bu sistemin çatısı altında buluşuyor. Ayrıca bu sistem Apple CarPlay ve Android Auto destekliyor.

BMW XM’de tavana monte edilmiş hoparlörlere sahip Bowers&Wilkins ses sistemi otomobilin iç mekan tasarımını bir üst düzeye taşırken; BMW Group’un film müziği bestecisi Hans Zimmer’in M HYBRID sürüşü için özel olarak geliştirdiği BMW IconicSounds Electric ile BMW XM’in sürüş keyfi daha da artırıyor.

“MINI 20 Years Edition ABD pazarına yeni bir soluk getiriyor”

Okumaya Devam Et

Dört Tekerlek

MINI 20 Years Edition ABD pazarına yeni bir soluk getiriyor

MINI 20 Years Edition detayları ile göz alıcı görünüyor.

Published

on

ABD pazarında 20. yılını kutlayan MINI 20 Years Edition resmi olarak duyuruldu. Detaylara gelin birlikte haberimizde göz atalım.

ABD pazarına özel olarak ABD bayrağını baz alarak Chili Red, Pepper White ve Island Blue renkleriyle tanıtılan özel versiyon, gümüş tavan ve ayna kapakları ile kullanıcılara sunuluyor. Ayrıca özel versiyonu “20 Years Edition” çıkartmalarından da ayırt etmek mümkün.

MINI 20 Years Edition tasarımı

Tasarım tarafında ABD bayrağında gördüğümüz renklerin kullanımı dikkatleri çekerken “20 Years Edition” çıkartmalarını yan kaplamalarda, kapı eşiği plakalarında ve C sütununda görmek mümkün. Bununla birlikte modellerde dört mevsim lastikler, tavan rayları, panoramik açılır cam tavan ve 17″ Tentacle Spoke jantlar dikkat çeken ilk detaylar arasında yer alıyor.

İç yaşam alanına ilişkin herhangi bir görsel henüz paylaşılmazken; deri koltuklar, özel rozete sahip deri direksiyon ve “20 Years Edition” çıkartmasına sahip trim detayları kullanıcılara sunulacak. Bununla birlikte modellerde çift bölgeli otomatik klima kontrolü, ısıtmalı ön koltuklar, yerleşik navigasyon, Apple CarPlay, gelişmiş Bluetooth ve dijital gösterge paneli gibi birçok özellikte özel versiyon ile kullanıcılara sunulacak.

MINI 20 Years Edition teknik özellikleri

Tüm Cooper S modellerinde olduğu gibi 20. yıla özel olan versiyonda da, 2.0 litrelik turboşarjlı motor kullanılmaya devam ediliyor. Bu sayede model 189 beygir güce, 280Nm tork değerine sahip. Bu güç çıktısı ile otomobilin 0-100 km/s hızlanma süresi 6.6 saniye seviyesinde. Cooper tarafında ise 134 beygir güç üreten model 100 km/s hıza 7.9 saniyede ulaşabiliyor.

Son olarak özel versiyon kapsamındaki modeller Temmuz ayında üretime girdi. Araçların bu ay içerisinde ABD bayilerine ulaşması bekleniyor.

“Volkswagen ID.Buzz Cargo bizlerle!”

Okumaya Devam Et

Dört Tekerlek

Volkswagen ID.Buzz Cargo bizlerle!

Volkswagen ID.Buzz Cargo IAA Ulaşım fuarında sergilendi.

Published

on

Retro tarzdaki Volkswagen ID.Buzz Cargo MEB platformuna sahip olan ilk ticari araç olarak kullanıcılara sunulacak. Detaylara gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Hannover’daki IAA Transport fuarında sergilenen model, panjurları, saklama alanlar, arka kapıları ve hatta yan erişim kapısı ile ticari kullanım düşünülerek tasarlanıyor. Bununla birlikte otomobilin tasarımı ile ticari segmentte de yepyeni kapılar kullanıcılara açılıyor.

Volkswagen ID.Buzz Cargo teknik özellikleri

Volkswagen tarafının meşhur MEB platformu üzerine inşa edilen model, 77 kWh boyutunda bir bataryaya sahip. Bu batarya ile beraber model 330 kilometre menzili kullanıcılara sunabiliyor. Menzil noktasında Citroen e-Dispatch, Vauxhall Vivaro-e gibi rakiplerini geride bırakan model, 201 beygir güç üretebiliyor. Tork değeri tarafında ise 310Nm’lik değer bizleri beklerken; modelin arkadan çekişli olduğunu belirtmek gerekiyor.

Boyut noktasında 4712 milimetre uzunluğa, 1985 milimetre genişliğe ve 1938 milimetre yüksekliğe sahip olan ID.Buzz Cargo, 3.9 metreküplük bir alana da sahip. Bu alan Caddy Cargo modelinden neredeyse 1 metreküp daha geniş. Bununla birlikte maksimum 650 kilogram taşıyabilen modelin yük eşiği 632 milimetre yüksekliğinde. Ayrıca ID.Buzz Cargo 11,1 metrelik bir dönüş çapı kullanıcılara sunuluyor.

Volkswagen ID.Buzz Cargo tasarımı

Tasarım tarafında pürüzsüz olarak tanımlayabileceğimiz tasarım bizleri beklerken; bu tasarım detayları Type 2 ve Bulli modelinden geliyor. İnce farların ID ailesini direkt olarak yansıttığını belirtmek gerekiyor. Modelin aerodinamiği tarafında ise 0.29 Cd’lik sürtünme katsayısı Volkswagen tarafından doğrulanıyor. Lansmanda iki tonlu beyaz-mavi kombinasyonu ile duyurulan model; sarı turuncu ve yeşil renk seçeneklerini de kullanıcılara sunacak.

İç yaşam alanı

Yapılan tanıtım ile beraber Commerce ve Commerce Plus donanım seviyeleri kullanıcılara sunuluyor. Bununla birlikte giriş seviyesi olan Commerce donanım paketinde; LED farlar, ısıtmalı sürücü koltuğu, ön ve arka park sensörleri, 5,4″ dijital ekran, 10″ dokunmatik ekran, Apple CarPlay ve Android Auto desteği kullanıcılara sunulan özellikler arasında. İç yaşam alanında beş litrelik saklama alanına sahip olan model, isteğe bağlı olarak “Buzz Box” olarak isimlendirilen özel bölmeyi de kullanıcılara sunuyor.

Commerce Plus seviyesinde geldiğimizde ise; aynı 10” dokunmatik ekranda uyarlanabilir hız sabitleyici, anahtarsız giriş, park yardımı, arka görüş kamerası, çok işlevli direksiyon simidi, ısıtmalı ön cam, VW Discover Pro navigasyon sistemi ve Travel Assist, Lane Assist, Side Assist ve Emergency Assist gibi sürüş destek sistemleri kullanıcılara sunuluyor.

“Elektrikli macera motosikleti yeni Zero DSR/X tanıtıldı!”

Okumaya Devam Et
Reklam
Reklam
Reklam

Çok Okunanlar