Takip Et!

Genel

Motor Sporlarında kullanılan güvenlik araçları

Altay Can Erkoç

/

/ 289 defa okundu

Yarışlarda oldukça önemli olan dahil olduğu vakit hem sevindiren hem de üzme şansı olan ve güvenlik araçları olarak kullanılan modellere gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Öncelikle güvenli araçlarını profesyonel bir yarış sürücüsü kullanır ve yanında doktorun yanısıra; araç içerisinde tıbbi müdahale kiti, yangın kiti ve iletişim kiti gibi önemli malzemeler yer almakta. Güvenlik aracı ayrıca uyarı bayrakları altında koşulan turlar içerisinde yarışın hızını kontrol etmek adına kullanılmakta. Bu nedenlerden ötürü Motor Sporlarında oldukça önemli bir yere sahip.

Alfa Romeo 4C

Alfa Romeo 4C, 2014 FIA Dünya Touring Araç Şampiyonası için güvenlik otomobili olarak kullanıldı. Model ilk kez Moulay El Hassan Pisti’nde Fas turunda kullanıldı. 4C daha sonra 12 yarışlık seri ile birlikte dünyayı gezdi. Ayrıca bu gezi modelin ilk gezisi değildi 2013 yılında model Dünya Superbike Şampiyonası Silverstone içerisinde de kullanıldı. Bu model İtalyan bayrağını yansıtması adina kırmızı ve yeşil şeritler ile beyaza boyandı.

Audi R8

2007 yılında piyasaya sunulan Alman spor otomobili bir çok seride güvenlik aracı olarak kullanıldı. Model ilk güvenlik aracı deneyimine DTM Touring Otomobil Şampiyonasında ulaştı. Bununla birlikte modelde güvenlik açısından bir çok eklenti ile birlikte takla kafesi de yer . Ayrıca model Le Mans ve GT Master Serisinde de güvenlik aracı olarak kullanıldı. Son olarak aracın Le Mans yarısında sürücüsü olan Yannick Dalmas dünya çapında ün ve övgü gördü.

BMW i8 Roadster

Model elektrik gücü göz önüne alınarak Formula E serisi için güvenlik aracı olarak kullanılmakta. Ayrıca model üstü açık olan ilk FIA onaylı güvenlik aracı olma özelliğine de sahip.

BMW M2

BMW tarafı MotoGP Şampiyonası’na uzun süredir güvenlik aracı tedarik etmekte. M2 Coupe modeli de 370 beygirlik gücü ile kullanılmakta. Ayrıca modelde güvenlik kafesi ile altın renkli seramik fren diskleri bulunmakta.

BMW M4

M4 modeli 2015 yılında MotorGP Şampiyonasında resmi güvenlik aracı olarak kullanıldı. Ayrıca Katar içerisinde yapılan açılış turunda ilk kez sahneye çıktı.

Chevrolet Camaro

Chevrolet Camaro modeli Indy Pace Otomobili olmak adına oldukça güzel bir savaş verdi. Bu savaş modelin güvenlik aracı olarak ilk günleri idi. Camaro modelinin 1967 yılında Indianapolis 500’deki ilk çıkışında ki ana rolü, başlangıç için yarış arabalarının önünü açmak idi.

Chevrolet Corvette Z06

Corvette Z06 modeli Indianapolis 500 de sahneye çıkarak ABD içerisinde bu rol için uygun olduğunu adeta kanıtladı. Corvette 650 beygirlik 6.2 litrelik V8 motoru ile birlikte bir çok güvenlik donanımına sahipti.

Honda Civic Type R

Honda tarafı Isle of Man TT motosiklet etkinliği ile oldukça uzun bir ilişkiye sahipti. Zaten marka yarış sırasında ulaşımı sağlamak adına aeaba tedarik etmekteydi. TT için kullanılan pist 60 kilometre uzunluğundaydı. Bu nedenle parkur etrafına güvenlik aracı niteliğinde sekiz adet Honda Civic Type R modeli yerleştirilmişti. Ayrıca bu modellere Honda Fireblade motosikletleri de yardim etmekte idi.

Lamborghini Countach

Monaco Grand Prix’sinde kullanılan İtalyan boğası dikkatleri oldukça çekmişti. Çünkü Formula 1 içerisinde Monaco Grand Prix’sinin yeri her zaman çok farklıdır. Model 1981 ve 1983 yılları arasında güvenli aracı olarak kullanılmakta idi.

Bugünlük sıraladığımız güvenlik araçları listesi bu şekildeydi listenin devamı önümüzdeki günlerde sizlerle olacak. Devamına ulaşmak için önce sağlıkla sonrasında bizi takipte kalın.

2021 Opel Insignia fiyat listesi ve teknik özellikleri

Merhabalar sevgili dijitaltekerlek.com okurları. Çukurova Üniversitesi Endüstri Mühendisliği'nde eğitimime devam etmekteyim. Otomobile ve Motor sporlarına olan ilgi ve sevgimi dijitaltekerlek.com üzerinden elimden geldiğince sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Sağlıkla kalın.

Reklam
Yorum yapmak için tıklayın
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Dört Tekerlek

Hidrojenle çalışan BMW X5 gelecek sene geliyor

BMW i Hydrogen NEXT planları netleşiyor.

Altay Can Erkoç

Published

on

BMW tarafının merakla beklenen hidrojenli BMW X5 modeli seneye geliyor. Detaylara gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Geçen sene BMW tarafından gelen açıklama popüler olan; X5 SUV modelinin hidrojenli bir versiyona kavuşacağı yönündeydi. Bununla birlikte modelin bu yeni versiyona önümüzdeki sene kavuşması bekleniyor.

Bavyera markasının Landshut, Almanya’daki Hafif Yapı ve Teknoloji Merkezi (LuZT); Münih’te yapılması beklenen kurulum ile birlikte i-Hydrogen Next için bileşenler üretecek. İ Hydrogen NEXT çoğunlukla X5’e benziyor. Bununla birlikte model mavi tasarım detaylarına, farklı bir ızgara tasarıma ve egzoz borusu olmayan bir arka tampona sahip olması beklenmekte.

Bavyera Başkan Yardımcısı Hubert Aiwanger konu ile ilgili olarak;  “Hidrojen teknolojisinin cazibe kazanacağına inanıyorum ve Bavyera’yı hidrojen teknolojisi için yüksek teknolojili bir yer haline getirmeye kararlıyım. Bu, iklim tartışmalarına yanıt vermenin yapıcı bir yoludur” “Şu anda odak noktası, üretimden uygulamaya ulusal ve uluslararası düzeyde bir hidrojen altyapısı oluşturmaktır.”

Hidrojen araçlar uzun yollarda kullanım için elektrikli modellere göre daha uygun olarak tanımlanıyor. Bununla birlikte hidrojen yakıt hücreli bir araçta yakıt ikmali yalnızca birkaç dakika sürerken; elektrikli modellerin şarj olma süresi bir kaç saati bulabilmekte.

BMW, i Hydrogen NEXT’in yalnızca birkaç örneğini yapmayı planladığı fakat hiç birinin satışa sunulmayacağını belirtiyor. Bununla birlikte modeller sayesinde markanın hidrojen altyapısında gelişimi hedeflemekte.

BMW X5 tarafının i Hydrogen NEXT’i üretime sokmanın bir yolunun bulması bekleniyor. Çünkü bu tarz çevre dostu araçlar ile CO2 salınımı bir hayli azalmakta. İX3’te bulunan beşinci nesil e-sürücü elektrik motorunun aynısını kullanılması beklenmekte. Bununla birlikte model 374 beygir güç üretebilmekte.

Son olarak modelin yalnızca ABD pazarında satışa sunulması yalnızca sınırlı sayıda hidrojen istasyonuna sahip Kaliforniya için satılabilirdi. Hyundai Nexo ve Toyota Mirai şuan ABD içerisinde satışta olan tek FCEV model.

“Ford daha iyi piller için büyük adımı atıyor” başlıklı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Genel

Efsane – MERCEDES G-SERİSİ

Osman Yavuz yazdı…

Osman Yavuz

Published

on

Gerçek bir arazi efsanesi. Yola çıktığı 1979 yılından 2018 yılına kadar ince dokunuşlar ve teknik iyileştirmeler dışında aynı karoser ve teknik mimariyle neredeyse 40 yıl kesintisiz bir şekilde yoluna devam etti.

Aslında başta askeri olmak üzere resmi kurumların kullanımı için tasarlandı, ancak sonradan sivil kullanım için de satışa sunuldu. Özel sipariş versiyonlar dışında seri olarak üç kapılı cabrio, üç kapılı ve beş kapılı olmak üzere üç gövde tipiyle üretiliyor.

Proje ilk kez 1972 yılında fikir olarak ortaya çıktı. 1975 yılında seri üretim kararı alındı. Üretim yeri olarak ise Graz-Avusturya belirlendi. G-Serisi bugün hala büyük oranda el emeği ile yine burada üretiliyor.

İlk olarak W460 olarak yollara üç kapılı olarak çıktı, beş kapılı versiyon 1983 yılında üretim programına eklendi ve 1990 yılında W463 olarak yoluna devam etti.

İlk yola çıktığında baz motor olarak OM 616 koldu 72 HP gücünde dört silindirli 2,4 litrelik bir dizel motor sunuluyordu. OM 617 koldu 3 litre hacimli 300 GD çok seviliyordu. Ailenin en güçlü versiyonu olarak M 110 kodu ile 156 HP gücündeki 280 GE devreye giriyordu.

2007, 2008 ve 2012 olmak üzere birkaç kez makyajlandı. Görsel kimliğini ise her zaman korumaya devam etti. Uygulanan makyaj daha da çok performans, tüketim ve konforu geliştirmeye yönelikti. Zaman içinde G 500 veya G55 AMG olmak üzere yüksek performanslı versiyonlar da sunuldu.

Yıllar içinde örneğin Arnold Schwarzenegger, Papa veya G 650 Landaulet ve hatta 6×6 olmak üzere çok özel versiyonlar üretildi.

2018 yılında W463 kodu ile yollara yeni bir G-Serisi çıktı. Yeni olmasına yeni, ancak yine siluet ve görünüm olarak eskisinden ayırt etmek güç. Ama büyüdü. Özellikle eni 121 mm ve uzunluğu ise 53 mm arttı. Ayrıca 6 mm yerden yükseldi. Bunun dışında aynı motor seçeneği ile 170 kg kadar ağırlık avantajı elde edildi.

Okumaya Devam Et

Genel

Yarı otomatik vites nedir? Tam otomatik vitesten farkı ne?

Ahmet Burak Bilgiç

Published

on

otomatik-vites-dijitaltekerlek

Otomatik vitesli araç için merak edilen konulardan birisi de Tam ve Yarı otomatik vites ne anlama geliyor ? Farkları neler? Bugün sizlere tam otomatik ve yarı otomatik vites nedir ve farkları nelerdir onları öğrenelim.

Otomatik vitesli araçlar bizim gördüğümü kadarıyla manuel araçlardan farkı debriyajın olmamasıdır. Ancak otomatik vitesli araçlar da kendi içinde farklıdır Tam Otomatik ve Yarı Otomatik olmak üzere.

Yarı Otomatik Vites nedir?

Bu grupta otomatikleştirilmiş manuel şanzımanlar yani F1 şanzumanların yanı sıra asıl ön plana çıkan tek kavramalı ve çift kavramalı yarı otomatik şanzımanlar vardır.

Tek kavramalı ve Çift kavramalı yarı otomatik şanzıman olamak üzere ikiye ayrılır.

a.Tek Kavramalı Yarı Otomatik Şanzıman

Markalara göre Triptonic, easytronic gibi değişik isimler alan bu şanzıman da vites geçişlerindeki titreşim hissedilebilir. Ayrıca şoför isterse vites konumuna müdahale ederek vitesi manuel değiştirebilir. Bu tip şanzımana sahip araçların dik yokuşlarda kalkış sırasında aracı geriye kaydırma ihtimali vardır bu durum şanzımanın çalışma prensibi gereği normaldir.

b. Çift Kavramalı Yarı Otomatik Şanzıman

Markalara göre EDC, DSG gibi değişik isimler alan bu şanzıman da tek kavramaya kıyasla vites geçişleri daha yumuşak ve seridir. Çünkü çift kavramalı bu şanzımanlarda bir kavrama vitesi değiştirme için konum alırken diğer kavrama bir sonraki vitesi hazırlar. Böylece vites geçişleri daha seri ve neredeyse sarsıntısız olur. Fakat bu tip şanzımana sahip araçlarda dik yokuşlarda tek kavrama kadar olmasa da kısmen aracı geriye kaydırma ihtimali vardır.

Tam otomatik vites nedir?

Vites geçişlerinde yukarıda bahsi geçen kavrama ya da debriyaj yoktur. Bunun yerine Tork Konvertörü adı verilen bir sistem kullanılır. Bu araçlarda vites geçişleri hissedilmediği gibi dik yokuşlarda araç geriye kaymaz ve daha konforlu bir sürüş sağlar.

Yarı Otomatik Tam Otomatik Farkı

  • Tam Otomatik vites geçişleri hissedilmez, yarı otomatik kısmen hissedilir.
  • Tam Otomatik yokuşta geri kaydırmaz, yarı otomatikte yokuş kalkış desteği (hill holder) yoksa aracı geri kaydırabilir.
  • Tam Otomatik manuel kullanılamaz, yarı otomatik vitesli araçlar manuel kullanım imkanı vardır.
  • Tam Otomatikte, konvertöre güç ileteceği için bir miktar Tork kaybı olur.

İlgili haber: Vites Çeşitleri Nelerdir? Yarı Otomatik Vites Nedir?

Okumaya Devam Et
Reklam
Reklam
Reklam

Haftanın Çok Okunanları