Takip Et!

Marka Hikayeleri

Mercedes-AMG tarihi marka hikayesi

/

Mercedes–Benz showroomlarına gittiğinizde ya da fuarları gezerken en dikkat çekici otomobil hangisi oluyor? En güçlü olanı mı, en konforlusu mu, en hızlısı mı? Gelin sizlere Mercedes-AMG gibi bir şirketten bahsedelim ve aradığınız özellikleri sağlıyor mu diye bir bakalım.

Mercedes-AMG tarihi

Motor sporları için motorlar geliştirmek üzere yola çıkan Mercedes-AMG, ilk olarak 300SE motorunu geliştirmiş ve 300SE ile “German Touring Car Championship’de” tam 10 kez şampiyon oldu. Tüm dikkatleri üzerine çektiği anda ise “24 Hours of Spa” yarışlarında da göstermiş olduğu akıl almaz performanstan sonra adını duyurmayı başarmıştır. Mercedes-AMG için çok önemli olan Formula 1 yarışlarında ise 2014 yılından beri şampiyonluk koltuğunu kimseye kaptırmadan yola tam gaz devam ediyor.

Mercedes-AMG kuruluş aşamaları

Hans Werner Aufrecht ve Erhard Melcher isimli iki mühendis tarafından 60lı yıllarda Almanya’nın Großaspach şehrinde kurulmuştur. Şirket, isminin A harfini Aufrecht’den  M harfini Melcher’den  G harfini ise şehirleri olan Großaspach’tan almıştır.

Aufrech ve Melcher, Daimler şirketinin Mercedes Benz geliştirme bölümünde çalışan iki mühendistir. Bu iki arkadaşın en sevdikleri ve üzerine düşündükleri şey yarış motoru tasarlamaktır. Önceleri şirkette bunu yaparken, ilerleyen süreçte Aufrecht’in Großaspach‘daki evinde çalışmalarına devam ederler.

1965 yılına gelindiğinde ise bu iki arkadaşın ürettiği 300 SE motor ile yine aynı şirketten arkadaşları Manfred Schiek, “German Touring Car Championship’da” bu motorla tam 10 kez şampiyon oldular.

Mercedes-AMG kuruluyor

Yarışmalarda bu başarılarla birlikte daha da gelişmek ve ilerlemek isteyen Aufrecht, 1967 yılında Mercedes- Benz’den ayırılır ve giderken yanında ortaklık yapmak için ikna ettiği arkadaşı, Melcher’i de alır. Böylece Mercedes-AMG‘nin hikayesi başlamış olur.

Şirket Burgstall’da eski bir fabrikada kurulur. Hemen üretime başlayan şirket, 1971 yılına geldiğinde 24 saat süren “24 Hours of Spa” yarışlarına Mercedes-Benz’in 300SE 6.8 aracı ile katılmıştır. Yarışa bu devasa sedanla katılan AMG, yarışı 2. olarak bitirmiştir. 24 saat süren ve 300SE ile herkesi şoka uğratan şirket tüm dünyada anılır hale gelmiştir.

AMG ilerleyen yıllarda daha fazla Mercedes-Benz arabasını ‘dönüştürmek ve geliştirmeye’ odaklanmış ve tam anlamıyla Uyarlama yapıyordu.

The HUMMER’ın doğuşu

Şirket sürekli yenilenmeye ve ilerlemeye odaklanmış olduğu o yıllarda birtakım değişiklikler sonucunda motor üreticisi olmuştur. Ve silindir başına 4 valfe sahip olan çok farklı bir motor geliştirdi. Bu muazzam gelişimin sonucunda şirket bir E sınıfı Coupe 5.0 litrelik V8 motoru yerleştirmeyi başardı. Alman bir gazetecinin aracı tarif ederken ‘Adeta bir çekiç gibi’ ifadelerini kullanması sonucu araç tüm dünyada ‘The Hummer’ yani ‘Çekiç’ olarak anılmaya başladı.

Eski şirkete ortak olarak dönüş

1990’lara gelindiğinde AMG, artık tüm dünyada tanınan ve çok fazla talep edilen bir şirket olmuştu. Bir süre sonra AMG sadece Mercedes-Benz için değil Mitsubishi gibi büyük markalara da motorlar yapıyordu.
Ve Mercedes-Benz sonunda AMG şirketi ile bir birlikte çalışma anlaşması yaptı.  Böylece AMG artık sadece Mercedes-Benz için çalışacak ve onu geliştiren, dönüştüren ve yeni araçlar uyarlayan bir şirket oldu.

AMG şirketi bugün sayısız projesi ile halen Mercedes-Benz’e ve müşterilere hizmet sunmaya devam ediyor. Gücünü yenilik, dönüşüm ve inovasyondan alan AMG her geçen gün daha da gelişmeye devam ediyor. Sürekli motor üretiminden hariç olarak iç ve dış tasarım gibi ayrıntıları da gözden kaçırmıyor. Kullanıcılarına yüksek performans, kaliteli sürüş ve üstün konfor vadeden Mercedes-AMG, bunun üzerine yoğun çalışmalarını sürdürüyor.

Bu sebeple AMG özellikle son 15 yılda sadece yarış aracı değil Mercedes-Benz’in sedan ve SUV gibi otomobilleri dahil tüm otomobillerine el atarak onları daha performanslı ve çekici hale getiriyor ve pazarının lideri olma konusunda emin adımlarla ilerliyor.

6 tekerlekli Mercedes G Serisi! Detaylara buradan ulaşın!

Reklam
Yorum yapmak için tıklayın
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Dört Tekerlek

Yeni Renault 5, 2024 lansmanından önce fuarda yerini aldı

Yeni Renault 5 modeli Münih otomobil fuarında canlı olarak ilk kez gösterildi.

Published

on

Yeni Renault 5 elektrikli hatchback otomobili 2024 yılında piyasaya sürülmeye hazırlanırken Münih otomobil fuarında ilk kez görücüye çıktı. Detaylara gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Fransız otomobil üreticisinin yeniden elektrikli olarak canlandırdığı efsane “5” modeli; “Renaulution” planları içerisinde Megane E-Tech modelinin ardından kendisine yer buluyor. Bununla birlikte model Renault Grubu’nun küçük elektrikli otomobiller için kullandığı CMF-BEV platformu üzerine inşa ediliyor.

Renault Patronu Luca de Meo; yeni CMF-BEV platformu ve yenilenen pil teknolojisinin kullanılması halinde; 5 modelini mevcut bir Zoe modeline göre yaklaşık olarak %33 oranında daha ucuza satabileceğini belirtti. Yani 27.505 Sterlin başlangıç fiyatına sahip olan Zoe modeline göre; 5 modelinin 18.500 Sterlinlik bir başlangıç fiyat etiketine sahip olması hedefleniyor.

Renault, yeni 5’in güç aktarma teknolojisi ile birlikte NCM pil paketlerini kullandığını özellikle belirtti. Bu pil paketleri sayesinde modelin 400 kilometrelik bir menzile sahip olması planlanıyor. Bununla birlikte 2030 yılına kadar kWh başına düşen maliyetin 58 Sterlin seviyesine düşürmeyi hedeflediklerini doğruladı.

Yeni Renault 5 detayları

Yeni elektrikli 5 modeli, markanın 2025 yılına kadar piyasaya süreceği; yedi tam elektrikli araç da dahil olmak üzere 14 yeni modelden birisi olacak. Ayrıca Renault 4 Supermini’nin 4ever isimli bir versiyonu da bu 14 model içerisinde yer alacak.

Elektrikli 5 konsepti ilk olarak; Luca de Meo tarafından bu yılın başlarında açıklanan “Renaulution” stratejik planları ile birlikte tanıtıldı. Bununla birlikte Renault, 2025 yılına kadar satışlarının %30’unu elektrikli araçların oluşturmasını hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda 5 ve Megane E-Tech modellerinde beklentiler oldukça yüksek.

Renault 5 modelinin tasarımına göz attığımız vakit eskiden olduğu gibi küçük ve şirin bir otomobil olarak tasarlanmış görünüyor. Bu tasarımı güncel olan keskin köşeler ile birleştiren Renault markası gerçekten eski modeli adeta geleceğe taşımış gibi görünüyor. Özellikle belirtilen yan ızgaradaki “5” rakamı, kaput hava girişi gibi detaylar otomobilin kimliğinin daha kolay anlaşılmasını sağlıyor.

Şehir otomobili olarak tanımlanan model, şirketin halihazırda satmaya devam ettiği; kompakt elektrikli hatchback Zoe modelinin yerini alması bekleniyor.

Renault 5’in tarihi

Orijinal model 1972 yılında ilk kez piyasaya sürüldü. Bununla birlikte model Renault 4 ile Citroen 2CV modeli arasındaki büyük boşluğu doldurmak amacıyla tasarlandı. Mühendislere satın alma yelpazesinde ihtiyaçları direk olarak karşılayabilen, küçük bir otomobil geliştirmek adına bir çok brifing verildi.

Modelin nihai tasarımı ise Michel Boue’nun orijinal eskiz çizimlerine oldukça yakın bir şekilde karar verildi. Bununla birlikte model iki farklı motor seçeneğiyle önden çekişli olarak kullanıcılara sunuldu.

Model, 1980 yılından itibaren dünyanın en çok satan otomobillerinden birisi olmayı başardı. Bununla birlikte marka 1976 yılında dünyanın ilk gerçek performanslı hatchback modeli olarak görülen Renault 5 Alpine modelini üretti.

Alpine varyantını ise 1980 yılında sürücünün arkasındaki yolcu bölmesinin ortasına monte edilen turbo şarjlı bir motor yerleştirilen klasik bir ralli homologasyonunun özel ürünü olan efsanevi R5 Turbo varyantı takip etti.

Supercinq olarak bilinen ikinci nesil 5 ise; 1984 yılında revize edilen tasarımı ile birlikte piyasaya sürüldü. Ayrıca bu model yepyeni bir platformun üzerine inşa edildi. Supercinq varyantı ise 1996 yılına kadar satılmaya devam etse de; 1990 yılında piyasaya sürülen Clio modelinin gölgesinde kalarak üretimine ara verildi.

“Otonom Volkswagen ID.Buzz prototipi Münih’te tanıtıldı!” başlıklı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Dört Tekerlek

2021 Mercedes-AMG SL Nurburgring’de görüntülendi

2021 Mercedes-AMG SL modeli lansman tarihi yaklaşırken Nurburgring’de görüntüleri ve Mercedes SL modelinin tarihsel gelişimi bizlerle.

Published

on

Yeni 2021 Mercedes-AMG SL modelinin lansman tarihi yaklaşırken model kamuflajlı olarak Nurburging’de görüntülendi. Detaylara gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Mercedes tarafı modelin AMG bayrağı altında satılacağını doğruladı. Bununla birlikte AMG E63 spor sedan modeli ile aynı 4MATIC+ sistemini kullanarak ilk kez dört tekerlekten çekiş sistemiyle sunacak.

Modelin görsellerine baktığımız vakit bizleri Mercedes-AMG GT ile aynı “Panamerica” radyatör ızgarası ve kare egzoz uçları bekliyor. Bununla birlikte modelin 2+2 şeklinde olan oturma düzeni korunacak. Ayrıca model hardtop yerine sahip olduğu kumaş tavan ile birlikte ağırlıktan tasarruf edebiliyor.

Daimler AG’nin baş tasarım sorumlusu Gorden Wagner model ile ilgili şu cümleleri kullanıyor; ” Her SL, on yılının aynasıdır. 50’leri düşünürseniz ve o dönemdeki güzellik idealini düşünürseniz, bu zenginlikti. Sonra altmışlara geçersiniz, modeller zayıfladı, etekleri kısaldı ve Pagoda’ya baktığınızda bu süper hafif bir araba ve yine zamanın zevkini temsil ediyor. “

2021 Mercedes-AMG SL teknik özellikleri

Mercedes tarafı modelin en güçlü AMG motorları ile satmayı planlıyor. Ayrıca serinin muhtemelen SL 43 etiketli model ile 3.0 litrelik benzinli motor ile başlaması planlanıyor. Bununla birlikte modelin AMG E63 modelinde kullanılan 604 beygirlik, çift turboşarjlı, 4.0 litrelik V8 motor seçeneğine de sahip olması bekleniyor.

Mercedes SL ailesinin tarihi gelişimi

W198 (1954-63)

Modele baktığımızda dikkatleri şüphesiz ikonik olan Martı Kanadı çekiyor. Bununla birlikte model dört silindirli 190 SL versiyonu ile oldukça iyi bir alternatifti.

W113 (1963-1971)

“Pagoda” olarak isimlendirilen model çıkarılabilir bir hard-top ile satışa sunuldu. Bununla birlikte 230,250 ve 280 modellerinin tamamı altı silindirli motorlarla sunuldu.

R107 (1971-1989)

Bir roadster’ın yanı sıra model marka adına 1981 yılına kadar üretilen dört koltuklu SLC coupe versiyonuna sahipti. Bununla birlikte bu nesil ilk V8 motora sahip SL idi.

R129 (1989-2001)

V12 motor seçeneği ile sunulan nesil modeli doksanlı yıllarda temsil etti. Ayrıca modelin AMG versiyonları da mevcut idi.

R230 (2001-2011)

İlk kez SLK tarafında görülen katlanır tavanın yanı sıra model; inanılmaz gövde kontrolü ve yüksek teknolojili yardımcılara sahipti.

R231 (2012-2020)

En son nesil SL modeline baktığımız vakit de tamamen alüminyum olan gövde bizleri bekliyordu. Model R230 modelinin yoğun bir şekilde güncellenmiş haliydi.

“2022 Mercedes-Benz EQS SUV ilk kez görüntülendi” başlıklı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Dört Tekerlek

Volkswagen Golf GTI sekizinci nesline ilk bakış

Volkswagen Golf GTI modellerinin gelişimi ve MK8 GTI modeline ilk bakış.

Published

on

Sekizince nesil Volkswagen Golf GTI modeline ve geçmiş GTI modellerinin tasarımlarına detaylı olarak gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Volkswagen Golf GTI modeli her zaman segmenti için baz alınan bir model olmuştur. Bununla birlikte model her yeni nesli ile birlikte segmentini yeniden şekillendirmiştir.

Volkswagen Golf modelinin sekizinci neslinin ardından gözler GTI versiyonuna dikildi. Bununla birlikte Volkswagen Golf GTI modelinin 45 yıllık varoluşu özel bir sürümle kutluyor. Model her neslinde biraz daha gelişse dahi her zaman aynı stil ilkelerine bağlı kalmaya devam etti.

Nesilden nesile Volkswagen Golf GTI

Modelin en başına Mark 1 Golf GTI modeline baktığımızda; 1976 yılında Avrupa’da tanıtıldı. Bununla birlikte model o zamandan beri her neslin tonunu belirledi. İlk modelin ızgarası kırmızı bir rujla çerçevelenmişti. Bu kırmızı vurgusu modelin ön tarafında her zaman bulundu.

MK2 Golf GTI modeline baktığımızda ise bizleri ilk nesle göre daha şişkin bir tasarım bekliyor. Bununla birlikte model büyüyerek daha rahat bir model halini aldı.

MK3 Golf GTI modeli ise tasarım açısından önceki nesle göre daha yumuşak bir tasarıma sahip. Ayrıca model akıllara kazınan ikiz far tasarımına da sahipti.

Ardından gelen MK4 tasarımı eskisine göre daha mütevazi görünümle tanıtıldı. Ayrıca model sahip olduğu daha fazla renk seçeneği ile birlikte oldukça dikkat çekmeyi başarmıştı.

MK5 modeline baktığımızda ise serinin en büyüğü ve en ağır GTI modeli bizleri bekliyordu. Ardından gelen performans ve kalite iyileştirmeleri ile birlikte model eski nesline selam durur vaziyetteydi.

MK6 modeline geldiğimizde ise gözlemler modelin kalitesinin düştüğünü düşünmekteydi. Bununla birlikte model ön ayırıcıya sahip ilk GTI modeli oldu.

Yeni Golf GTI Dış Tasarım Başkanı Marco Pavone MK7 GTI modelini şu şekilde tanımlıyor;  “yaratıcı meyve sularımın bir tasarımcı olarak akmasına izin verilen ilk GTI olduğunu söylüyor. Benim için, en iyisi olmaya devam ediyor. ikonik bir kalite – hiçbir GTI bu kadar şık olmamıştı. “

Merakla beklenen MK8 GTI modeline geldiğimiz vakit ise bizleri özel farlar ve “ışık yeni kromdu” fikri bekliyor. Pavone model ile ilgili olarak; “Bu Golf GTI, modern çağın bir simgesi haline geldi” “Ancak, bu nitelikleri her zamankinden daha ilerici ve dijital bir şekilde bünyesinde barındırıyor.” cümlelerini kullanıyor. Bununla birlikte yeni modelde kırmızı ruj detayı ve bal peteği ızgarası gibi karakteristik detayların olması bekleniyor.

Son olarak her GTI modeli tamamen orijinaline kadar referans aldı. Fakat Volkswagen tarafı gelecekte GTI modeli gelmeyeceğini düşünüyorsanız yakın zamanda tanıtılan ID.4 GTX modelini hatırlayın.

“2021 Volkswagen Polo GTI resmi lansmana hazırlanıyor” başlıklı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Reklam
Reklam
Reklam

Haftanın Çok Okunanları