Takip Et!

Genel

Karbondioksit Salınım Değerlerindeki Değişim

/

Türkiye dünyada araç üretiminde en önemli ülkelerin başında geliyor. Her yıl (yolcu arabaları, hafif ve ticari araçlar dahil) Türkiye’de 1.4 milyon araç üretim aşamasından geçerek piyasaya sürülüyor. Bunların yaklaşık dörtte üçü dışarıya ihraç ediliyor.

Uzmanların söylemlerine göre ve olası senaryolara göre Türkiye’deki ulaşım sebebiyle havaya salınan emisyon oranı 2030’da iki katına çıkacak.

   Açıklanan verilere dikkatlice baktığımızda kategorilerin beş farklı başlık altında   incelendiğini görebiliyoruz. Bu önemli başlıklar arasında en üst sırayı herkesin de tahmin edebileceği gibi karbon salınım değeri alıyor. Kilometre başına 160 gr ve üzeri olanların listesi karşımıza çıkıyor. Rakamlara bakıldığında önceki yıl payı %3,19 olan bu sınıfta 2019 baz alınarak 2,59’a gerilemiş olduğu açıkça ifade ediliyor. Değerleri  160 gr ile 140 gr arasında olanlar %17,06’dan yüzde 15,45’e gerilerken 100 gr altındaki pay ise yüzde 17,68 olarak verilerle karşımıza çıkıyor. Pazarın en büyük payı ve en çok zarar veren bölümünü ise salınım değeri 100- 120 gr aralığındaki araçlar oluşturuyor. Bu rakamlar da % 42 seviyelerinden   %38‘lere gerilediğini açıkça ifade ediyor.

Avrupa Birliği, 2021 yılına  kadar yeni araçların ortalama 95 g/km’den fazla karbondioksit emisyonuna izin vermeyeceğini açıklamıştı. Bu da 2015’e göre %21 oranında bir azaltma seviyesine denk gelmekte ve yıllık %3,8 azaltma oranını temsil ediyor.

Türkiye, yeni otomobiller ve hafif ticari araçlara yönelik zorunlu karbondioksit standartlarını henüz belirlemedi. Bir ülkeyi bizim ülkemizle kıyaslayacak olur isek , araç  filosunun yapısı ve vergilendirme seviyelerinin Türkiye’yle benzerlik gösterdiği en uygun örnek ülke  Hollanda, Hollanda ‘nın yeni otomobil filosu karbondioksit emisyon seviyesi olarak Türkiye’dekine göre büyük ölçüde daha düşük ve yıllık karbondioksit azaltma oranı da büyük ölçüde daha yüksek ve iç karartıcı.

Dijital Tekerlek | Twitter

Türkiye’de yürürlükte olan etiketleme sistemi diğer ülkelerle kıyaslandığında  geliştirilmeye hala açık bazı alanların olduğu gözler önüne gelmektedir. Bunun örneklerinin arasında , web sitelerinin müşteriler için piyasadaki araç modelleri ve bu araçların karbondioksit seviyelerine ilişkin bilgileri gösterecek şekilde yeniden düzenlenmesi olarak etikete araçların vergilendirilme seviyelerinin ve karayolunda sürüş emisyon seviyelerinin ayrıntılı olarak yazılması sayılabilir. Aracın karbondioksit etiketinin tek başına müşterinin satın alma davranışı üzerinde büyük ölçüde etkili olmasının beklenemeyeceği, ancak etiketleme sistemiyle birlikte uygulandığında karbondioksit standartları ve karbondioksit emisyonunu baz alan taşıt vergisi gibi başka politika önlemlerinin etkilerinden faydalanılmasına yardımcı olabileceğinin altının çizilmesi gerekiyor.

Türkiye’de binek olarak nitelendirilen araçların satışı ve mülk edinmesiyle  ilgili vergiler diğer ülkelere göre oldukça yüksek ve araç piyasasının satış yapısı üzerinde güçlü ve olumsuz etkiye sahip. Özellikle Özel Taşıt Vergisi çok güçlü bir baskıya sahiptir, çünkü bu tutar aracın nerdeyse net fiyatı kadar, hatta daha da yüksek olabilmektedir. Bununla beraber, vergi motor hacmi ile satın alma fiyatını baz almaktadır ve yeni araçların karbondioksit emisyon seviyeleri üzerinde ya hiç etkili değildir ya da çok az etkilidir. Türkiye’de yürürlükte olan taşıt vergilendirme sisteminin kısmen araçların karbondioksit emisyonları açısından etkili olacak şekilde güncellenmesinin üreticilerin düşük emisyonlu araç teknolojilerini pazarlamalarını kolaylaştırması beklenmektedir. Bu durum sonucunda  müşterilerin piyasadaki diğer araçlardan daha düşük emisyonlu olan otomobilleri seçmeleri için haklı ve güçlü bir teşvik sunulmuş olacaktır. Taşıt vergilerinin Türkiye’deki devlet makamlarının gelir bütçesinin önemli bir bölümünü oluşturduğunu göz önünden bulundurursak karbondioksit emisyonunu baz alan bir taşıt vergilendirme sistemine geçişin, bütçenin dengesini bozmadan, devletin gelir akışını herhangi bir şekilde azaltmadan yapılabileceğinin de vurgulanması gerekir.

Dijital Tekerlek | Facebook

Merhabalar sevgili dijitaltekerlek.com okurları, mekanik, motor, elektrik ve fiziğe küçüklüğümden beri hep bir merakım olmuştur. Gerek otomobil, gerek uçak gerekse motorsiklet bütün bu ilgi alanlarımın birleştiği bir dünyaydı. Dijital Tekerlek bütün bu ilgi alanlarımın birleştiği bir platform. Umarım sizlere en hızlı ve güncel haberleri ulaştırabilirim. Takipte kalın :) E-posta: [email protected]

Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Dört Tekerlek

Otomobilinizin doktoru olabileceğiniz 10 öneri

Otomobillerin ihtiyaç duyduğu eylemlerin bulunduğu listemiz sizlerle.

Published

on

Otomobil Sağlığı

Otomobilinizin sağlığını koruyup uzun yıllar kullanabilmeniz için naçizane 10 öneriden oluştan listemiz sizlerle. Listemizin detaylarına gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Gerek günlük hayatımızda gerekse keyif almak adına her gün kullandığımız otomobiller yanlış kullanımlarda maddi açıdan bizleri oldukça yorabiliyor. Bununla birlikte dikkat edeceğimiz birkaç ufak detay ile araçlarımız hem daha sağlıklı hem de daha az maliyetli bir hale gelebiliyor. Dört bölümden oluşacak yeni serimiz ile birçoğumuzun bildiği oldukça basit yöntemleri sizlere hatırlatıyoruz.

1- Kullandığınız yolları doğru seçin

Bazen gerek yakıttan gerekse zamandan tasarruf etmek adına kilometre bazında daha kısa yolları tercih edebiliyoruz. Fakat yaptığımız tercihler bizlere her zaman olumlu yansımıyor. Örneğin sırf daha kısa olduğu için daha kötü bir kaplamaya sahip yolu kullanmamız bizlere; kırılan yaylar, yamulan jantlar ve hasar gören lastikler gibi sorunlarla karşılaşmamıza neden oluyor. Bununla birlikte bu hasarların doğurduğu maliyetler bir çoğumuzu hem maddi hem de manevi açıdan oldukça yoruyor.

2- Doğru klima kullanımı

İllaki etrafınızda yakıt tüketimini arttırdığı için klima açmayı reddeden arkadaşınız vardır. Fakat bu düşünce belki de bizlere daha büyük masraflara yol açabiliyor. Günümüz otomobillerinde kullanılan klima sistemleri oldukça verimli. Verimli klimalar açılmayan otomobiller hem aerodinamik anlamda zorlanırken, hem de conta ve diğer bileşenlerine farkında olmadan zarar verebiliyoruz.

3- Fren kullanımı

Özellikle güncel elektrikli modellerde gördüğümüz; motor freni kullanımı artık bambaşka bir seviyede. Bununla birlikte vitesi düşürerek hız düşürme alışkanlığına sahip sürücüler, farkında olmadan; rulmanlara ekstra yük bindirerek şanzımanın ömrünü kısaltıyor. Bu nedenle yavaşlarken yalnızca motor frenini kullanmamak şanzımanınızın ömrünü bir hayli kısaltıyor. Ayrıca bu detayın elektrikli otomobiller için farklı çalıştığını da belirtmek gerek.

4- Garajın önemi

Bir çoğumuz garajı olduğu halde otomobillerimizi kolay çıkabileceğimiz konumlara park ediyoruz. Bununla birlikte otomobillerimiz gereksiz yere fazladan güneş ışınlarına maruz kalıyor. Fazla sıcaklık nedeniyle aracın boyasından tutunda, iç kaplamalarına kadar bir çok detay oldukça kolay bir şekilde yıpranabiliyor.

5- Dizel Partikül Filtresi

Bugün bir çok dizel otomobilde bulunan Dizel Partikül filtresinin tıkanmasını önlemek adına, otomobillerimizi bir süre doğru devir aralığında sürmemiz gerekiyor. Doğru devir aralığında kullanılan otomobillerin filtreleri daha uzun ömürlü bir hale geliyor.

6- Düzenli olarak kullanmak

Otomobillerimizi uzun süre çalıştırmamız halinde lastiklerinden tutunda aküsüne kadar bir çok aksamında problemler baş gösterebiliyor. Hatta otomobil içerisinde duran yakıt dahi bayatlayabiliyor. Bu nedenle otomobilinizi kullanmasanız dahi, düzenli aralıklarla çalıştırmak ve park alanında yapılacak ufak bir gezinti dahi aracınıza iyi gelecektir.

7- Her şeyin fazlası zarar

Düzenli olarak çalıştırılan otomobillerde dikkat edilmeyen nokta ise ilk etapta otomobilin yağının soğuk olduğu. Otomobilin yağı soğukken yapılacak kısa süreli yolculuklar otomobilinizin motorunu daha fazla aşındıracaktır. Yani motor soğuk yağ ile daha fazla aşınıyor. Ayrıca yağ soğuk olduğu sürece otomobiller daha fazla yakar.

8- Motorunuza zaman tanıyın

Modern motorlar oldukça seri bir şekilde ısınabiliyor. Bu sayede aşınma engellenirken motorun ömrü de aynı doğrultuda artıyor. Fakat eski motorlar için aynı şeyi söylememiz mümkün değil. Bu nedenle otomobilinizin motoru soğukken fazla yüklenmelere karşı dikkatli olun. Çünkü motor soğukken yapılacak yüksek devirli bir sürüş, motoru ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakabilir.

9- Doğru devir aralığı

Her otomobilin verimli olduğu bir devir aralığı mevcuttur. Bu devir aralığı içerisinde otomobiliniz hem daha güçlü hem de daha konforlu bir şekilde yol alabilir. Bununla birlikte doğru devir aralığında otomobillerin enjeksiyon sisteminde ve silindir kapağında birikebilecek karbon birikintileri, kendi kendiliğine bir nebze de olsa temizleniyor.

10- Az yakıt ile çalıştırma

Yakıt deposunu sürekli olarak boşa yakın çalıştırmak modelin yakıt sistemini oldukça kötü etkiliyor. Bunun nedeni; yakıt nedeniyle oluşabilecek tortunun, yakıt deposunun altında birikme eğiliminde olmasıdır. Ayrıca biriken tortu ile aracınızın pompası, filtresi hatta enjektörleri dahi tıkanabilir.

Bu haftalık hepimizin bildiği fakat eyleme dönüştürmeyi unuttuğu, otomobilinizin sağlığını koruyan detayların sonunda geldik. Aynı listenin devamına önümüzdeki hafta aynı saatte ulaşabilirsiniz.

“İlk Lucid Air teslimatı önümüzdeki ay gerçekleşecek!” başlıklı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Çok Tekerlek

Taşıt alımlarında kredi vadesi kısaldı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yapılan açıklama ile birlikte taşıt kredi vade süreleri kısaldı.

Published

on

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yapılan basın açıklaması ile birlikte; taşıt alımlarında kredi vadesi yeniden düzenleniyor. Detaylara gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yapılan açıklamanın detaylarına baktığımız vakit; vade sürelerinin kısaldığını görüyoruz. Bununla birlikte taşıt piyasasının bu açıklama ile nasıl etkileneceği merak konusu.

Taşıt alımlarında yeni kredi vade süreleri nasıl?

Öncelikle modellerin değerleri ile birlikte kredi vade süreleri kısaldı. Bununla birlikte 120.000 Türk Lirası ve altında fatura değerine sahip olan modeller için; kredilerin vade süresi 60 aydan 48 aya indirildi.

Fatura değerinin 120.000 Türk Lirası ve 300.000 Türk lirası aralığında olan taşıtlar için; kredi vade süresi 48 aydan 36 aya indirildi.

300.000 Türk lirası ve 750.000 Türk Lirası arasında fatura değerine sahip olan modeller için; kredi vade süresi 36 aydan 24 aya indirildi.

750.000 Türk Lirası ila 1.500.000 Türk lirası arasındaki taşıt kredilerinde ise vade süresi; 24 aydan 12 aya indirildi.

Bu kredi vade süresi düzenlemeleri ile birlikte pazarın olumsuz etkilenme ihtimali mevcut. Fakat bir diğer düşünce de yapılma ihtimali olan bir ÖTV düzenlemesinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği.

Kredi faiz oranı değişmemiş olsa dahi, kısalan vade nedeniyle aylık taksit ödemelerinde yüzde 25 ila yüzde 100 arasında artış gerçekleşiyor. Ayrıca örnek vermek gerekirse; en çok talep gören, 120.000 Türk Lirası altı krediler için vade süresinin 60 aydan 48 ay indirilmesi ile aylık ödenecek taksit miktarı yüzde 25 artmakta. Bununla birlikte bu oran 150.000 Türk Lirası değerinde bir kredi için ise yüzde 33.

Kredi tutarı da değişiyor

BDDK kararı ile birlikte bankaların taşıt alımları için vereceği kredinin tutarı da yeniden belirlendi. Bununla birlikte 120.000 Türk Lirası ila 300.000 Türk Lirası arasında fatura değerine sahip olan modeller için; en fazla yüzde 30 oranında kredi kullanılabilecek.

300.000 Türk Lirası ile 750.000 Türk Lirası arasındaki taşıtlar için kullanılabilecek kredi tutarı; fatura bedelinin yüzde 30’unu aşamayacak.

750.000 Türk Lirası ile 1.500.000 Türk Lirası arasındaki taşıtlar için kullanılabilecek kredi tutarı; fatura bedelinin yüzde 20’si kadar.

Son olarak 1.500.000 Türk Lirası üzerinde fatura bedeline sahip olan araçlar için herhangi bir kredi verilmeyecek.

Okumaya Devam Et

Dört Tekerlek

Hidrojenle çalışan BMW X5 gelecek sene geliyor

BMW i Hydrogen NEXT planları netleşiyor.

Published

on

BMW tarafının merakla beklenen hidrojenli BMW X5 modeli seneye geliyor. Detaylara gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Geçen sene BMW tarafından gelen açıklama popüler olan; X5 SUV modelinin hidrojenli bir versiyona kavuşacağı yönündeydi. Bununla birlikte modelin bu yeni versiyona önümüzdeki sene kavuşması bekleniyor.

Bavyera markasının Landshut, Almanya’daki Hafif Yapı ve Teknoloji Merkezi (LuZT); Münih’te yapılması beklenen kurulum ile birlikte i-Hydrogen Next için bileşenler üretecek. İ Hydrogen NEXT çoğunlukla X5’e benziyor. Bununla birlikte model mavi tasarım detaylarına, farklı bir ızgara tasarıma ve egzoz borusu olmayan bir arka tampona sahip olması beklenmekte.

Bavyera Başkan Yardımcısı Hubert Aiwanger konu ile ilgili olarak;  “Hidrojen teknolojisinin cazibe kazanacağına inanıyorum ve Bavyera’yı hidrojen teknolojisi için yüksek teknolojili bir yer haline getirmeye kararlıyım. Bu, iklim tartışmalarına yanıt vermenin yapıcı bir yoludur” “Şu anda odak noktası, üretimden uygulamaya ulusal ve uluslararası düzeyde bir hidrojen altyapısı oluşturmaktır.”

Hidrojen araçlar uzun yollarda kullanım için elektrikli modellere göre daha uygun olarak tanımlanıyor. Bununla birlikte hidrojen yakıt hücreli bir araçta yakıt ikmali yalnızca birkaç dakika sürerken; elektrikli modellerin şarj olma süresi bir kaç saati bulabilmekte.

BMW, i Hydrogen NEXT’in yalnızca birkaç örneğini yapmayı planladığı fakat hiç birinin satışa sunulmayacağını belirtiyor. Bununla birlikte modeller sayesinde markanın hidrojen altyapısında gelişimi hedeflemekte.

BMW X5 tarafının i Hydrogen NEXT’i üretime sokmanın bir yolunun bulması bekleniyor. Çünkü bu tarz çevre dostu araçlar ile CO2 salınımı bir hayli azalmakta. İX3’te bulunan beşinci nesil e-sürücü elektrik motorunun aynısını kullanılması beklenmekte. Bununla birlikte model 374 beygir güç üretebilmekte.

Son olarak modelin yalnızca ABD pazarında satışa sunulması yalnızca sınırlı sayıda hidrojen istasyonuna sahip Kaliforniya için satılabilirdi. Hyundai Nexo ve Toyota Mirai şuan ABD içerisinde satışta olan tek FCEV model.

“Ford daha iyi piller için büyük adımı atıyor” başlıklı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Haftanın Çok Okunanları