Takip Et!

Motor Sporları

Aston Martin Racing Formula 1’in yeni ama bir o kadarda eski bir takımı

/

Formula 1 tarihinde Aston Martin takımının konumuna bakacak olursak; ilk olarak 1959 ve 1960 yıllarında gerçekleşen sezonlara katılmalarıyla Formula 1 hikayeleri başlangıç gösterdi. Fakat o sezon hiç puan alamadılar. Bu sezon Racing Point F1 takımının almış olduğu yeniden markalaşma yolundaki kararlar sonucu 2021 yılında Racing Point F1 Takımı’nın yerini alıp Formula 1 2020-2021 sezonunda yer alacaklar. Takımın ismi Aston Martin F1 Takımı olacak fakat takım Racing Point UK tarafından işletilecek.

Aston Martin takımı açısından Formula 1 1959 sezonu

Aston Martin 1957 yılında ürettiği ve testlerini gerçekleştirdiği DBR4 modeli ile 1959 Formula 1 sezonuna giriş yaptı. Formula 1 dışında DBR4 modeli Aston Martin’in ilk ürettiği açık tekerlekli yarış arabası olma özelliğine de sahipti. Arada gerçekleşen 2 senelik gecikmenin en büyük sebebi DBR1 modelinin  geliştirilmesini ön plana almalarıydı. DBR4  modelinin sürücüleri Carroll Shelby ve Roy Salvadori isimli sürücülerdi. İlk yarışlarını Hollanda Grand Prix’inde gerçekleştirme şansına sahip olan takımın ilk yarış için gerçekleşen sıralama performansı 15 sürücü arasında onuncu ve on üçüncü olarak gerçekleşti. Yarış günü ise iki sürücünün aracında aynı şekilde meydana gelen motor arızası sebebiyle yarıştan çekilmek zorunda kaldılar.

Hollanda’nın ardından kendilerini Britanya Grand Prix’inde bulan Aston Martin takımı Carrol Shelby ve Roy Salvadori’nin sıralamalarda göstermiş olduğu güzel performans ile sıralamalarda ikinci ve  altıncı oldular. Britanya Grand Prix’inde yarış günü ise Carrol Shelby’nin yarışın henüz başlarında iken yaşadığı ateşleme manyetolarından kaynaklanan sorun sebebiyle aracının hızı oldukça yüksek şekilde olumsuz yönde etkilendi. Yarışın devamında bir kez daha bu kez ikinci manyeto kaynaklı problem sonucu yarıştan çekilmek zorunda kaldı.  Roy Salvadori ise yarışı altıncı sırada bitirerek puan almaya ne kadar yaklaştıysa da puan alamadı. Portekiz Grand Prix’inde ise iki sürücü altıncı ve sekizinci olarak yarışı tamamladılar. Sonrasında ise İtalya Grand Prix’inde  Carrol Shelby onuncu sırada yarışı tamamlarken  güzel tempo yakalayıp yedinciliğe koşan Roy Salvadori motordan kaynaklı yaşadığı sorun sonucu yarıştan çekilmek zorunda kaldı.

Aston Martin takımı açısından Formula 1 1960 sezonu

1960 sezonunda daha güçlü rekabet etmek için takım, DBR5 modelini geliştirdi. DBR5 modeli daha hafif ve havalı süspansiyona sahipti. Ayrıca DBR5 modelinin motoru daha ağır ve aracın ön tarafına konumlandırılmıştı. Takımın sezona ilk girişi yine Hollanda Grand Prix’inde gerçekleşti. Fakat DBR5 modeli bu yarış için henüz tam olarak hazır değildi. Bu yüzden kenarda yedek araç olarak bulunan DBR4 modelini Roy Salvadori kullanarak yarışa tek pilot ile girme kararı alındı. Sıralamalarda on sekizinci sıra elde edildi fakat yarış organizatörleri Aston Martin takımının yarışa çıkabileceklerini ancak herhangi bir ödeme alamayacaklarını bildirdiler. Bu karar üzerine takım yarışa katılmayı reddetti. DBR5 model araçlar İngiltere’de yarışa hazırdı fakat yine talihsizlikler takımın peşini bırakmadı ve Roy Salvadori direksiyondan kaynaklı problemler yüzünden yarıştan çekilmek zorunda kaldı. Takım arkadaşı Maurice Trintignant on birinci sırada yarışı tamamladı.

Sonuç olarak Aston Martin takımı için Formula 1 hikayesi bu şekilde talihsizlikler ile sona erdi ve takım Spor Otomobil Yarışlarına odaklanmak için Formula 1’ den ayrılma kararını aldı.

Merhabalar sevgili dijitaltekerlek.com okurları. Tekerlekli araçlara olan ilgi ve sevgimi dijitaltekerlek.com üzerinden elimden geldiğince sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Sağlıkla kalın.

Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Dört Tekerlek

Yeni Skoda FABIA RS Rally2 tanıtıldı!

Yeni Skoda FABIA RS Rally2 resmi olarak duyuruldu.

Published

on

Dördüncü nesil FABIA üzerine yapılan yeni araç, efsanevi RS ismini kullanarak Yeni Skoda FABIA RS Rally2 adını aldı. Detaylara gelin birlikte haberimizde göz atalım.

ŠKODA’nın sportif yol otomobillerine gönderme de yapan FABIA RS Rally2, aynı zamanda tarihi bir model olan ŠKODA 130 RS’den de ilham alıyor. Yeni araç, dört kez Monte Carlo Rallisi de dahil olmak üzere toplamda 1700’ün üzerinde galibiyet ve altı dünya şampiyonluğu alan FABIA Rally2 evo’nun izinden gidiyor. ŠKODA Motorsport’un FABIA RS Rally2’de tercih ettiği Mamba Yeşili gövde boyası da, markanın sportif modelleriyle olan bağlantısını işaret ediyor.

Yeni Skoda FABIA RS Rally2 teknik özellikleri

ŠKODA Motorsport, önceki nesil araçtan 450 adedin üzerinde müşteri takımlarına satarak Rally2 kategorisinde yüzde 30’un üzerinde bir pazar payı elde etmişti. Dördüncü nesil FABIA üzerine yapılan FABIA RS Rally2, yönetmelikler çerçevesinde 1.6 litrelik turbo benzinli motora, beş ileri sıralı vites kutusuna ve dört çeker sürüşe sahip.

ŠKODA Motorsport sadece performansı değil aynı zamanda güvenliği de ön plana aldı. MQB-A0 platformu üzerine yapılan araçta özellikle yandan çarpma konusundaki güvenlik önlemleri artırıldı. Altı kat karbon fiber ve Kevlar ise, araç içerisindekileri keskin objelerden korumak için kullanıldı.

FABIA RS Rally2’nin geliştirme çalışmalarına ŠKODA Motorsport mühendisleri, teknisyenleri ve mekanikleriyle birlikte Andreas Mikkelsen, Jan Kopecký, Kris Meeke ve Emil Lindholm gibi pilotlar katıldı. Farklı koşullarda test edilen yeni ralli aracı, gerçek yarışlarda karşılaşacakları tüm zorluklara karşı sınandı. Test kapsamında Finlandiya’nın dondurucu soğuğundan, İspanya’nın hızlı ve akıcı asfaltlarından Fontjoncouse’nin aşırı derece zorlu toprak yollarından geçildi. Böylece müşteri takımlarının dünyanın her yerinde ve her şartta güvenilir bir şekilde mücadele edebilmesi garanti altına alındı.

Son olarak yeni aracın aerodinamilerine de büyük önem verildi. ŠKODA’nın ana hedefi, aracın aerodinamik verimliliğini korurken, aynı zamanda daha fazla yere basma gücü üretmekti. Tamamen yeni arka kanat ve araç üzerinde daha temiz hava akışıyla FABIA RS Rally2’nin aerodinamik performansı artırıldı. Ayrıca daha uzun aks aralığı ve daha büyük ölçülerle de kusursuz bir sürüş dengesi elde edildi.

Okumaya Devam Et

Dört Tekerlek

2023 Mercedes-AMG One resmi olarak tanıtıldı!

Merakla beklenen Formula 1 motorlu otomobil Mercedes-AMG One bizlerle.

Published

on

Formula 1 motoruna sahip olan Mercedes-AMG One, 1048 beygirlik gücüyle duyuruldu. Detaylara gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Mercedes-AMG başkanı Phillip Schiemer tarafından;

“Mercedes-AMG One ile sınırları zorlamaktan fazlasını başardık. Modern bir Formula 1 güç aktarma organını yolda günlük kullanıma uygun hale getirmenin muazzam teknik zorlukları, şüphesiz bizi sınırlarımızı zorladı”

Mercedes-AMG yönetim kurulu tarafından ise model;
“Birçoğu geliştirme sürecinde projenin uygulanmasının imkansız olduğunu düşünmüş olabilir. Ancak Affalterbach ve Büyük Britanya’daki ekipler asla pes etmediler ve kendilerine inandılar. Tüm katılımcılara büyük saygı duyuyorum ve bununla gurur duyuyorum.” ifadeleri ile tanımlandı.

2023 Mercedes-AMG One teknik özellikleri

AMG One modelinin en can alıcı noktası beklide sahip olduğu motoru, bununla birlikte model yasal olarak kullanımı serbest olan Formula 1 motoruna sahip. 1.6 litre hacminde olan bu motor elektrik destekli tek bir turboşarj kullanarak 11.000 devir çevirebiliyor. Model sahip olduğu dört elektrikli motor ile beraber 1049 beygir güç üretirken; gücünü yola AMG 4Matic+ dört tekerlekten çekiş sistemi ile aktarabiliyor. Hibrit kurulum pil tarafında 8,4 kWh’lık bataryası ile destekleniyor. Ayrıca otomobil 100 km/s hıza 2.9 saniyede ulaşabiliyor.

Şanzıman tarafında özel olarak geliştirilen yeni yedi vitesli otomatikleştirilmiş manuel şanzıman kullanılıyor. Bununla birlikte modelin 0-200 km/s hızlanma süresi ise 7 saniye sürüyor. Saf elektrikli güç ile 18 kilometre menzile sahip olan model, yalnızca 1695 kilogram ağırlığında.

Süspansiyon ve gövde

Monokok şasi ve sahip olduğu süspansiyon sistemi ile üstün performansı amaçlayan One, önde ve arkada beş kollu ayarlanabilir payandaya sahip. Bu desteklerin hareket yönünün tersine monte edilmesi ile beraber gövde yuvarlanmasının önlenmesi için geleneksel stabilizatöre olan ihtiyaç ortadan kaldırılabiliyor. Sürüş modları konusunda Comfort, Sport ve Sport+ modlarına sahip olan model, çekiş sistemi sayesinde oldukça çeşitli sürüş deneyimi sunabiliyor.

Mercedes-AMG One tasarımı

Aerodinamik tasarım detaylarını ilk bakışta fark etmek oldukça kolay. Ancak Mercedes tarafından otomobilin basma kuvvetine ilişkin herhangi bir açıklama henüz gelmedi. Aktif aero bileşenleriyle beraber sürüş modları desteklenebilirken bu basma kuvvetinin değişken olduğunu söylemek mümkün. Bununla birlikte ön difüzörde aktif rüzgarlıklar, ön tekerlek davlumbazlarında havalandırma yuvaları ve arka kanat detayı ile beraber yol tutuşundaki optimizasyon çalışmaları tasarım tarafında direkt olarak fark edilebiliyor. Ayrıca Track modu altında geçen Race Plus ve Strat2 modları ile beraber basma kuvveti normal otoyol moduna göre beş kat daha fazla olabiliyor. DRS ismindeki Formula 1 severlerin oldukça yakından tanıdığı mod ile beraber ise en yüksek hıza ulaşmak için otomobilin sürüş dinamikleri ayarlanabiliyor.

Dış yaşam alanında AMG One, isteğe bağlı Michelin Pilot Sport Cup 2 M01 lastiklerle sarılan magnezyum jantlar bizleri bekliyor. Bununla birlikte hiper otomobiller için özel olarak tasarlanan fren sistemi tarafında 15.6″ boyutunda karbon seramik disk frenleri tutan altı pistonlu kaliperler kullanılıyor.

İç yaşam alanı

Formula 1 deneyiminin iç yaşam alanında da devam ettiğini söylememiz mümkün. Bununla birlikte modelde kullanılan koltuklar tamamen sürüş odaklı. Sürücü otomobile ilişkin bütün detayları iç yaşam alanında 2 adet bulunan 10″ boyutundaki dijital ekranlar vasıtasıyla takip edebiliyor. Ayrıca 2023 Mercedes-AMG One, Formula 1 tarzındaki direksiyon simidi ile bu tasarım tamamlanıyor. Karbon fiber detaylar ile harmanlanan klima kontrolleri ve hoparlör ızgaraları bizleri bekliyor.

“2022 yılında Avrupa’da en çok satan otomobiller”

Okumaya Devam Et

Dört Tekerlek

Porche 718 Cayman GT4 ePerformance değişime hazır!

Elektrikli Porche 718 Cayman GT4 ePerformance pistlerin tozunu attırıyor.

Published

on

Porsche Mission R konsepti ile geleceğe ışık tutan Porsche tarafında, Porche 718 Cayman GT4 ePerformance tanıtıldı. Detaylara gelin birlikte haberimizde göz atalım.

Pist odaklı üretilen elektrikli yarış otomobili 718 Cayman GT4 ePerformance, markanın tamamen elektrikli motor sporlarındaki geleceğine ışık tutuyor. Bununla birlikte mevcut Cayman modelinin dönüşümü sonucunda geliştirilen model, içten yanmalı motora veda ediyor.

Porche 718 Cayman GT4 ePerformance teknik özellikleri

Geçtiğimiz yıl IAA Mobility Münih fuarında tanıtılan Porsche Mission R konseptinde gördüğümüz güç aktarma organlarına sahip olan model; 986 beygir güç üretebiliyor. Model, 30 dakikalık bir pist deneyimi için ise sabit 603 beygir güç sağlayabiliyor. Yapılan testler ile beraber ulaşılan sonuçlar, 911 GT3 Cup modeline benzer verileri bizlere gösteriyor. Bununla birlikte çift motorlu bir kuruluma sahip olan model, 900 volt teknolojisine sahip. Model bu teknoloji ile beraber yalnızca 15 dakika gibi sürede yüzde 15 seviyesinden, yüzde 80 seviyesine şarj edilebiliyor.

Gövde yapısında kullanılan doğal elyaf kompozitleri ile çevre dostu bir otomobil olduğunu gösteren model, sürdürülebilirlik noktasında da oldukça kıymetli. Geri dönüştürülen karbon fiber malzemelerinde kullanımı ile beraber Porsche; yarış otomobilinde dahi çevreyi önemsediğini kamuoyuna gösterebiliyor.

Üretime üç yıl sonra girmesi beklenen modelin tanıtımının önümüzdeki ay yapılması planlanıyor. Bununla beraber yapılacak tanıtımın ardından modelin Goodwood içerisinde ziyaretçilere açılması bekleniyor.

Son olarak Porsche tarafının elektrifikasyon adımlarında oldukça kıymetli bir yere sahip olan Porche 718 Cayman GT4 ePerformance, 718 ailesinin geleceğe uzanan bir kolu olarak görülebilir.

“Özel versiyon Ferrari SP48 Unica gösterildi”

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar